basın özetleri 07.07.21

Kıbrıs Rum gazetelerinin bugünkü ana haberlerini de Larnaka ve Limasol köylerinde büyük yıkıma neden olan geçen hafta sonu yaşanan yangın olayı oluşturuyor.

Politis gazetesiyle başlayalım:

Başlıkları “Küller ve kömürlerle mücadele ediyorlar – Politis yangın yolunda adım adım” şeklinde.

Ön sayfasında şöyle yazıyor:

Yıkıntıların içinde boş boş bakan gözler, dilsiz gözyaşları ve çaresizlik. Birkaç saat içinde yaşamlar, mülkler ve umutlar yok oldu. Zarar görenler yaralarını sayıyor.

Yangınla eşit olmayan bir mücadele. Geride avsiz aileler, varını yoğunu kaybetmiş çiftçiler, siyah tuval üzerinde bir manzara kaldı.

Halk alın teriyle suladığı ve bir daha asla aynı olmayacak olan topraklarına ağlıyor. Büyük felaket görüntülerinin arka planında insan manzaraları.

*

Alithia gazetesi “Yangından zarar görenlere yıldırım hızıyla yardım” manşeti altında şu başlıklar yer alıyor: “Bakanlar Kurulu bugün kararlar alıyor – Hükümet üç yönde hareket edecek: 1. Derhal tek seferlik toplu yardım verilmesi 2. Zararın kayıt altına alınması ve tazminat verilmesi 3. Ziraat alanını etkileyen altyapıların tamir ettirilmesi

Haberde şöyle yazıyor:

Kimilerinin yiyecek lokması yok, kimilerinin başına altına sokacağı bir damı… Kimileri işini kaybetti, kimileri iş yerini… Hafta sonu yangınları Larnaka ve Limasol köylerinde dev boyutlu sorunlara yol açtı. Bakanlar Kurulu bugün zarar görenleri destekleyecek kararları almak için toplanacak. Yüreği ağzında bekleyen halk kararların derhal uygulanmasını, bürokrasi çarklarında bekletilmemesini talep ediyor. Hükümet kati surette hemen harekete geçerek derhal toplu yardım vereceği, ardından zararlar kayıt altına alınarak tazminatlar vereceği ve sulama altyapısı gibi zirai faaliyetleri etkileyen alt yapıların derhal düzeltileceği konusunda güvence verdi.

*

Filelefteros’un da ilgili haberine bir göz atalım.

“Astronomik bedel – Solya yangınının bedeli 110 milyondu, şimdiyse sadece ev ve müştemilatların zararı 7 milyon – Tarım Bakanı çiftçinin büyük zararını kayıt altına alıyor”

Yetkililer devletin ev, müştemilat, işyeri sahiplerine, çiftçiye ve altyapıya vereceği toplam tazminatlar nedeniyle diken üstünde oturuyor. Yangın bedelinin astronomik bir rakama ulaşacağına kesin gözüyle bakılıyor. Sadece ormanlık araziyi yok eden Solya yangının 110 milyona mal olduğu düşünülürse bu rakamın ne kadar daha yüksek olacağı tahmin edilebilir.

Orman Dairesi Müdürü Haralambos Aleksandru Filelefteros’a son yangında ormanlık arazinin yanısıra 80’in üzerinde evin, müştemilatların, tarım ürünlerinin, seraların, küçük endüstri işletmelerinin ve kamu yararı örgütlerine ait altyapıların bulunduğu 55 kilometre karelik bir alanın yandığını belirtti. Sadece ev ve müştemilatlarda meydana gelen zarar Limasol köylerinde 1 milyonu, Larnaka köylerinde ise 6 milyonu buluyor.

*

Haravgi gazetesinin de konuyla ilgili başlıklarına bir göz gezdirelim.

Çaresizlik çığlığı… Bir ömür vererek kazandıklarını bir çırpıda kaybettiler – Yangın tarihe damgasını vurmuş felaketleri andırıyordu. Tam bir alevler cehennemiydi –En büyük zararı gören Ora köyü başta olmak üzere dağlık Larnaka bölgesi için bilanço trajik.

İnsan Hakları Komiserinin dairesi yangında hayatını yitiren 4 yabancı işçinin yaşam koşullarının araştırılmasını istedi.

Kızılyürek ve Yeoryiu: “Dayanışma Fonu derhal harekete geçmelidir”

“AKEL’in Avrupa Parlamenterleri AB’nden Dayanışma Fonunun derhal harekete geçirilmesini istedi” başlığı altındaki haberde şöyle yazıyor:

AKEL’li Avrupa Parlamenterleri Niyazi Kızılyürek ve Yorgos Yeoryiu Avrupa Komisyonuna yönelttikleri acil bir soru önergesiyle Limasol ve Larnaka bölgesi yangınından zarar görenlerin mağduriyetinin giderilmesi için Dayanışma Fonunun derhal harekete geçirilmesini istedi.

İki Avrupa parlamenteri Avrupa Komisyonunu dört kişinin hayatına mal olan ve gerek özel mülkiyette gerekse de ormanlık arazide büyük zararlara yol açan, çok sayıda genç insanın yatırım ve emeklerinin birkaç saat içinde yok olduğuna tanık olmasına neden olan yangınla ilgili olarak bilgilendirdi.

İki parlamenter Dayanışma Fonunun Kıbrıs Cumhuriyetinin uğradığı bu doğal felaketi göğüsleyebilmesi amacıyla acilen yardım sağlamak için nasıl ve ne şekilde harekete geçirileceği konusunda kendilerine bilgi verilmesini istedi.

*

Bugünkü gazetelerde öne çıkan diğer bir haber de Mağusa ile ilgili sd.

Haravgi gazetesinden aktaralım:

Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 Temmuz’da işgal altındaki bölgede yapacağı ziyaret nedeniyle Maraş konusunu ele almak üzere Mağusa Belediye Başkanının da yer alacağı bir Ulusal Konsey toplantısı düzenleyecek.

İlgili açıklama Cumhurbaşkanlığındaki Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, Mağusa Belediyesi Meclis üyeleri, Başsavcı ve görevli yetkililerin yer aldığı toplantıdan sonra Mağusa Belediye Başkanı Simos İoannu tarafından yapıldı.

Simos İoannu Cumhurbaşkanından Türk Cumhurbaşkanının Mağusa kentini ziyareti sırasında kapalı kentle ilgili yapacağı her türlü açıklama ve harekete karşı Hükümetin tepki göstermeye hazır olmasını talep ettiklerini açıkladı. Ayrıca Ulusal Konseyden açıklanacak kararın oy birliğiyle alınmasını talep etti. “Karar oy birliğiyle alınmalıdır. Oy birliğiyle alınmayacaksa hiç alınmasın daha iyi. Parti başkanları toplantıdan çıktıklarında her biri başka konuşacaksa eğer hiç olmasın daha iyi” dedi.

İoannu aynı zamanda “Kıbrıslı Rumların Mağusa’ya BM GK’nin 550 ve 789 sayılı kararlarında öngörüldüğü gibi BM şemsiyesi altında dönmesi gerektiğinin altını çizdi. “Ama öte yandan da Kıbrıslı Rumlardan Türk yönetimi altında kente geri dönmeleri istendiği takdirde ortaya çıkabilecek her türlü durumu da göğüslemeye hazır olmalıyız” dedi.

Simos İoannu’ya göre Cumhurbaşkanı kendilerine, kapalı bölgeyi korumak amacıyla yapılması gerekeni yapmak için Hukuk Dairesi, Dışişleri Bakanlığı ve Kıbrıs’ın yurtdışındaki büyükelçileriyle sürekli biçimde temas halinde olduğunu söyledi. İoannu “Toprak meselesi Kıbrıs sorununun en temel kriterlerinden bir tanesidir. Bunu kaybettiğimiz takdirde aşılamayacak sorunlarla karşı karşıya kalacağız ve muhtemelen bu, Kıbrıs sorununun da sonu olacaktır” dedi.

Bu arada Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Anastasiadis Türk tarafının yeni oldubittiler yaratma amaçlı tehditlerini püskürtmek ve Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakerelerinin devam etmesi için tüm gücüyle çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Mağusa Belediye Başkanı dün yaptığı açıklamalarda Recep Tayyip Erdoğan’ın Maraş’ın turistik bölgesinin bir bölümünün açılacağını açıklayacağına ilişkin korkularını da ifade etti. “Bu durumda uluslararası toplum yumuşak tepki gösterirse Erdoğan bu işi bitirecek ve Mağusa halkını Kıbrıs Türk yönetimi altında geri dönmeye çağıracaktır” dedi. Mağusalılarda Kıbrıs Türk yönetimi altında kente geri dönmeye niyet olup olmadığına dair soruya cevap verirken ise İoannu “Dönebilecek olanlar var. Dönmedikleri takdirde nasılsa tüm mallarını kaybedeceklerini söylüyorlar. Bu bir kafa karıştırma ve fitne sokma hareketidir. Türkler ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar” dedi.

*

Haravgi gazetesinden Kıbrıs sorunuyla ilgili diğer bazı haberler ve başlıklarla devam ediyoruz sd.

“Von Der Leyen: AB iki devlet önerisini asla kabul etmeyecektir”

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen Strazburg’ta Avrupa parlamentosu Başkanı David Sassoli ve Slovenya Başbakanı ile yaptığı ortak bir basın toplantısında konuşurken “Türk Cumhurbaşkanına AB’nin Kıbrıs’ta iki devlet çözümüyle ilgili hiçbir öneriyi kabul etmeyeceğini netleştirdiğini” belirtti. Von Der Leyen Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile konuştuğunu ve AB’nin bu konuda çok hassas olduğunu ve 20 Temmuz ziyaretini yakından takip edeceğini ilettiğini söyledi. “Türk Cumhurbaşkanı ile kısa bir süre önce konuştum ve programlanan bu ziyareti konusunda çok nettim. Bu ziyaretin ne olacağını görmek konusunda çok hassas olduğumuzu kendisine söyledim. Bunun yanısıra AB’nin Kıbrıs’ta asla ama asla iki devlet çözümüne dair hiçbir şeyi kabul etmeyeceğini de netleştirdim” dedi.

*

Ve bazı haber başlıkları:

“Erdoğan’la Mağusa konusunda ortaklaşa kararlar alacaklar – Tatar Türkiye’yle ilişkileri konusunda “etle tırnak gibiyiz” dedi.

*

Özyiğit: Federasyon tek mantıklı ve realist çözümdür – Fuat Oktay’a cevap verdi: Federasyon Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun dün de hedefiydi bugün de olmaya devam ediyor.

Son Güncelleme: 07 Temmuz 2021 - 13:24

Son Haberler

24 Eylül
basın özetleri 24.09.21
15:35
Cavuşoğlu ve Borrel bir araya geldi: Kıbrıs sorunu da masaya yatırıldı
13:38
Mitsotakis ve Elpidoforos bu akşam bir araya gelecek
13:37
Amerikan Başpiskoposu Elpidoforos'dan özür açıklaması geldi
13:36
Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır Dışişleri Bakanları bir araya geldi
13:35
Pazartesi gününden itibaren aşılı kişilerin barikatları geçerken test yapmalarına gerek kalmayacak
08:59
Dün 2 can kaybı ve 145 yeni vaka kaydedildi
08:58
Mitsotakis Guteres görüşmesinde Kıbrıs sorunu da ele alındı
08:57
Cumhurbaşkanı akşam üstü Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda konuşacak
08:56
23 Eylül
Kalın ve Sullivan bir araya geldi
13:25
Limasol'da özel bir klinik HİV pozitif kadına ilk yardım tedavisi vermeyi reddetti
13:23
Polis, yalan beyanda bulunan jinekolog hakkında soruşturmasına devam ediyor
13:22
Tüm haberler

Video on Demand