basın özetleri 13.07.21

Filelefteros gazetesi ana haberini koronavirüs aşısıyla ilgili gelişmelere ayırıyor.

Başlıklar “Randevusuz aşı- Sağlık Bakanlığı “Walk In” kod adlı özel aşı birimleri başlatıyor” şeklinde.

Haberde şöyle yazıyor:

Sağlık Bakanlığı önümüzdeki Perşembe gününden itibaren yurttaşlara randevusuz aşı hizmeti sunacak “Walk In” aşı merkezlerinin işleyişini başlatıyor. Hükümet buna paralel olarak yarı resmi devlet kuruluşları, bankalar, işveren örgütleri ve işadamlarını yurttaşları ve özellikle de gençleri aşılanmaya teşvik edecek önlemler bulması doğrultusunda harekete geçirdi. Bu arada SafePass nedeniyle meydana gelen gerginlik devam ediyor, Sağlık Bakanı ise SafePass uygulamasına tepki gösteren müşteri veya çalışanlar konusuna bir çözüm bulmak üzere KEVE ve OEV temsilci heyetlerini kabul etti.

Pandemik duruma gelince endeksler kırmızıyı gösterirken, artan yeni vakaların önümüzdeki günlerde hastane içi tedavi alan hasta sayısında artış beklentisi olması nedeniyle Devlet sağlık Hizmetleri Kurumu devlet hastanelerinde koronavirüs hastalarına ayrılan yatak sayısını yükseltti.

Pandemi manzarası karmaşık kalmaya devam ederken Bakanlar Kurulunun önümüzdeki Çarşamba günü aşı ve dördüncü dalga konularını görüşmesi bekleniyor.

Sağlık Bakanlığı ise özel laboratuvar ve eczanelerde yapılan rapid test fiyatının 20 avronun altına düşürülmesi konusunu ele alıyor.

*

Alithia gazetesi ana haberini “Pandeminin dördüncü dalgasını yaşıyoruz – Virüs her yerde, durum kısır döngüye benziyor – Büyük bulaş zincirleri, vakalar, uyum göstermeyen yurttaşlar ve iz sürmede kaotik durum” başlıkları altında veriyor.

Şöyle yazıyor:

Kış mevsiminde geleceğinden korktuğumuz durum yaz aylarında başımıza geldi. Bilim adamları pandeminin dördüncü dalgasını yaşadığımız konusunda uyardı. Yurttaşların sorumsuzca davranışları uçurumun ağzına gelmemize neden oldu. Sağlık Bakanlığının iz sürme sorumlusu durumu savaş bölgesi benzetmesi yaparak bir kısır döngü olarak nitelendirdi. Büyük bulaş zincirlerinden, çok sayıda yeni vakalardan, işbirliği yapmayı reddeden yurttaşlardan ve yaz okulları, kamplar, futbol takımları ile askeri kamplardaki sorunlardan söz etti. Elimizdeki tek mücadele silahının aşı olduğuna vurgu yaptı. Aksi takdirde kış büyük sorunlarla gelecektir, dedi.

*

Haravgi gazetesinin ana haberi turizm ile ilgili.

“Turizm hijyonomik gelişmelerin esiri – Kıbrıs başka rakip turistik ülkelerin gerisinde” başlıkları altındaki haberde ön sayfasında şöyle yazıyor:

ECDC Kıbrıs’ı koyu kırmızı renkli ve tehlikeli ülke sınıfına koydu. Alman piyasasından da haberler kötü

Yurt dışından yapılan rezervasyon iptalleri yağmur gibi. Büyük seyahat organizatörleri kaygılarını resmi olarak dile getirdi.

İç turizme yöneliyoruz. Önümüzdeki Perşembe gününden itibaren Hükümet altı haftalık iç turizm sübvansiyonu programını başlatıyor.

*

Politis gazetesinin ana haberi “yangında yapılan hata ve yanlışlara ayrılmış.

Başlıklar şöyle: İtfaiyecilerin yemeği çöpe gitti – Yangın sırasında ihtimam sıfırdı – Nikos Nuris Mecliste durumu kabul etti”

Gazete ön sayfasındaki haberde şöyle yazıyor:

Alevlerin karşısında mücadele veren insanlara destek mekanizması hemen hemen hiç işlemedi. Yurttaşların sağladığı yemek desteği ilk saflardakilere hiç ulaşmadı.

İçişleri Bakanı Nikos Nuris Mecliste konuşurken mücadele verenlere özen göstermede zaafların yaşandığını kabul etti. Bakan “kaynak israfı” yapıldığını kaydetti. Sistemin iyileştirilmesine yönelik çabaların ne olacağı aranıyor.

Yangınla mücadeleye sokmak için tanker ve zincirli araçlar arandı. Nikos Nuris yangın söndürme konusunda yetkili bir dairenin oluşturulması gerekliliğinden söz etti. Tarım Bakanı Kostas Kadis “evet, ama…” dedi.

*

Bugünkü Kıbrıs Rum gazetelerinde Mağusa ile ilgili haberler de yer alıyor:

Haravgi gazetesiyle başlayalım:

Gazetenin üçüncü sayfasında Kıbrıs sorunuyla ilgili birkaç haber yer alıyor. Mağusa konusuyla başlayalım.

“Taksim yeni maceraların başlangıcıdır – AKEL GS partinin müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik önerisini yeniden hatırlattı” başlıkları altındaki haberde şöyle yazıyor:

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu dün Mağusa yerel yönetimiyle temaslarda bulunmak için gittiği Mağusa’da yaptığı açıklamalarda “”Mağusalıların mücadelesinin Kıbrıs sorununun çözüm mücadelesi olduğunu” söyledi. Stefanu son yıllarda mevcut olan müzakere boşluğunu Türkiye’nin taksim hedefiyle yeni oldubittiler yaratmak için kullandığını dile getirdi. “Taksim ise halkımızın yeni maceralara sürüklenmesinin başlangıcıdır” şeklinde uyardı.

Stefanos Stefanu Mağusa BB Simos İoannu ile yaptığı görüşmeden sonraki açıklamasında “Türkiye’nin yeni oldubittilere devam etmemesi amacıyla BM nezdindeki girişimlerimiz yanısıra bizim tarafımızın müzakereleri başlatmak yönünde insiyatifler üstlenmesinin çok önemli olduğu kanaatindeyiz” dedi. Bu noktada Türkiye’nin tahrikkar tavrına son vermesi ve müzakerelere oturması için AKEL’in geçen Aralık ayında yaptığı önerisini hatırlattı ve “Türkiye’nin insiyatiflerimize cevap verip vermeyeceğini kimse bilemez ama biz hiçbir şey yapmadığımız takdirde Türkiye taksime götüren saldırgan ve tahrikkar tutumunu sürdürecektir” dedi.

AKEL GS Mağusa BB’nı 19 Temmuz’da yapılacak olan protesto mitinginde AKEL’in orada olacağı konusunda temin etti ve “kitlesel katılımızla yeni oldubittileri kabul etmediğimizi ve iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümü için mücadelemize devam ettiğimizi gösterelim” dedi.

DİSİ ise Basın Sözcüsü Vekili Haciyeoryiu vasıtasıyla yaptığı açıklamada “çıkmazdan kurtulmak ve kapalı Maraş bölgesinde yeni gelişmeleri engellemek bizim için ulusal yükümlülük teşkil etmektedir” dedi.

DİKO BMGS’nin Kıbrıs raporu vesilesiyle yaptığı açıklamada “BMGS’ni Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yönlendiren Güvenlik konseyi kararlarıdır” diyerek “eşit mesafe tutumunun” suçluyu masumlaştırdığını ve Türkiye’nin daha çok cüret göstermesine izin verdiğini vurguladı.

Filelefteros’un ilgili haberine kısa bir bakış:

“Lefkoşa’dan Brüksel’e Mağusa konusunda SOS çağrısı – Borel kararları hatırlattı” başlıkları altındaki haberde şöyle yazıyor:

Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis Avrupalı mevkidaşlarından Türkiye Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan’a 20 Temmuz’da adaya yapacağı yasadışı ziyaretten önce müdahale ve baskı yapılmasını istedi. Nikos Hristodulidis Dış İlişkiler Konseyi toplantısı için bulunduğu Brüksel’de Josep Borel, Nikos Dendias ve Fransız Dışişleri Bakanıyla birer görüşme gerçekleştirdi.

Alitiha gazetesinin ön sayfasında ise şöyle yazıyor:

“Erdoğan açıklaması: Maraş askeri böleden siyasi bölgeye dönüştürülüyor”

Türkiye Cumhurbaşkanı ilk kez olarak Kıbrıs Türk “meclisi”ne hitap edecek. Elimize ulaşan bilgilere göre Erdoğan Mağusa’nın askeri bölge statüsünden çıkarılarak siyasi bölgeye dönüştürüldüğünü ilan edecek.

*

Haravgi gazetesinde bir başka haber “Çoğunluk müzakerelerin yeniden başlamasını ve çözüm istiyor – CMIRS’in yaptığı araştırmada geleceğe umutla bakanların sayısı çok az” başlığını taşıyor ve altında şöyle yazıyor:

CMIRS araştırma şirketi Kıbrıs Türk toplumunda geçen Haziran ayında yaptığı araştırmanın sonuçlarını yayınladı. 500 kişiyi kapsayan ve telefon vasıtasıyla yapılan araştırmanın sonuçları yurttaşların Kıbrıs Türk toplumunun ekonomisinin gitgide kötüleştiğine inandığını ve Kıbrıs sorununun çözüm müzakerelerinin yeniden başlamasını istediğini gösterdi.

*

Son haberimiz de yine Haravgi’den.

“Bir Kıbrıslı Türk’ün daha “ulusal güvenlik” nedeniyle Türkiye’ye girişi yasaklandı – Erdoğan’ın Kıbrıslı Türklere yönelik kara listeleri”

Mustafa Akıncı’nın iletişim danışmanı Ali Bizden’den sonra araştırmacı – yazar Ahmet Cavit An’a da İstabul’daki havalanına vardığında “milli güvenliğe tehdit” oluşturduğu söylenerek ve G28 gerekçe gösterilerek ülkeye girişine izin verilmedi.

Ahmet Cavit An Radyo SİM’e yaptığı açıklamada İstanbul üzerinden İzmer’e gitmekte olduğunu ve Sabiha Gökçen Hava Aalanına vardığında kendisine 2020 Eylül’ünde alınan bir kararla ülkeye girişin yasaklandığının bildirildiğini söyledi.

An, Sabiha Gökçen havaalanında 11 saat bir odada bekletildikten sonra, bu konuda, işgal altındaki bölgedeki Türkiye konsolosluğundan bilgi alabileceği belirtilerek geri gönderildiğini ve ifade etti.

Ali Bizden olayı 6 Temmuz’da meydana gelmişti, Ahmet Cavit An’ın olayı ise 11 Temmuz’da.

Son Güncelleme: 13 Temmuz 2021 - 13:07

Son Haberler

25 Eylül
Mitsotakis, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’ye Kıbrıs sorunuyla ilgili çifte mesaj gönderdi
16:59
Fitch Kredi Derecelendirme Kuruluşu, Kıbrıs’ın uzun vadeli kredi notunu ‘BBB-’de teyit etti
16:58
AKEL: Cumhurbaşkanı Anastasiadis’in BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma doğru.
16:55
Neofitu, Cumhurbaşkanı’nın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının içeriğiyle ilgili tamamen tatminkâr.
16:54
Baf’ta gece yarısından sonra saat 2 sularında yiyecek satan bir araçta yangın çıktı
16:36
Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Hristos Petru: önümüzdeki dönemde vaka sayısının patlama ihtimali var.
16:35
Cumhurbaşkanı Anastasiadis bu akşam New York’ta Amerika Başpiskoposu Elpidoforos ile görüşecek.
16:34
Kıbrıslı Türk lider bu akşam New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile görüşme gerçekleştirecek
16:33
Güvenlik Konseyi’nin 5 Daimi Üyesi'nden Kıbrıs sorunuyla ilgili sürecin yeniden başlamasına yönelik çabalara destek.
16:31
24 Eylül
basın özetleri 24.09.21
15:35
Cavuşoğlu ve Borrel bir araya geldi: Kıbrıs sorunu da masaya yatırıldı
13:38
Mitsotakis ve Elpidoforos bu akşam bir araya gelecek
13:37
Tüm haberler

Video on Demand