köşe yazıları 03.03.21

Kıbrıs’ı Örovizyon Şarkı Yarışmasında temsil edecek El Diablo adlı şarkı Kıbrıs Rum toplumunda aşırı dindar kesimlerin tepkilerine neden oldu. Aşağıda Filelefteros ve Poltis gazetelerinden iki yazı yer alıyor.

Filelefteros gazetesinden Hristalla Hacidimitriu bu konuda “ne hallere geldik” başlıklı makaleyi kaleme aldı…

*

Allah adına bir okula dalıp öğrencilere Hz. Muhammed'in bir taslağını göstermeye cüret eden bir öğretmenin kafasını kesen fanatik bir İslamcıdan ne kadar uzağız? Kıbrıs Radyo Yayın Kurumu RIK'ın avlusuna dalıp İsa adına bağıran, küfreden ve tehditler savuran adamın lanet okumaktan pratiğe geçmesine daha ne kadar var?

Bazılarımız “aman, oynatmış besbelli” deyip işi büyütmeye gerek olmadığını söyleyecek. O muhtemelen oynatmıştır belki ama arkasından yüzlerce kişi, ateşe benzin döküyor, sebepsiz yere.

Örovizyon Şarkı Yarışması aslında kötü bir panayırdan ibaret. Bir zamanlar, başka alternatif eğlence etkinliklerinin yokluğunda, tv izleyicileri için bir olaydı. Yarışmaya, katılımcı ülkelerin her biriyle ilgili güzel filmler eşlik ediyordu ve o zamanlar, seyahat, hayatımızda pek olmadığı, internetse henüz keşfedilmemiş olduğu için başka yerlerle, başka kültürlerle tanışmak bağlamında bir fırsattı. Siyasi karakterli bir müdahale bile yapılabilirdi. 1976'da Yunanistan, Kıbrıs'ın Türk işgalini kınamak amacıyla Mariza Koh tarafından seslendirilen “Panaya mu” adlı ağıtla temsil edilmişti. "… Oraya gittiğin zaman, oy anam! / Dizi dizi çadırları görürsen / Sanma ki turist çadırıdır, yok, yok anam / Sadece, sadece göçmen çadırları onlar…" diyordu.

Yarım asır önce öyleydi. Yarışma günümüzde, yarışan ülkelerin orijinal olmak için, canavar kılığında sanatçılar, sakallı kadınlar, etekli erkekler ve önüne ne gelirse gönderdiği bir panayıra dönüştü. Kıbrıs Yunanistan'dan sanatçılar ithal ediyor. Onlar, Kıbrıslı yurttaşların vergileriyle ödenen 15 dakika boyunca akıcı bir İngilizceyle kendini tanıtma olanağını buluyor. Ama “garip” gözüyle bakılan birkaç kişi dışında, hiç kimse, “bütün bunlar neden” ya da “neden katılıyoruz” sorusunu sormadı bugüne kadar. Ta ki "El Diablo"dan oluşan iki kelime ve "Cennet kurnaz bir yalandır" diyen birkaç basit dizeyle dinsel inançlara dokunulduğu hissedilinceye kadar.

Haberi ilk duyduğunda insan gülümseyebilir, ama, günler geçtikçe bunun komik olmadığını anlıyor. Facebook, Hıristiyanların lanetleriyle doldu taştı, ilahiyatçı ve muhafazakâr örgütlerse Kıbrıs toplumunu karakterize eden değerleri diğer Avrupa ülkelerinin değerlerinden ayıran duyurular yapıyor. Mariza Koh'un dediği gibi "Oi mana mu”… Yok anam, yok".

*

Politis köşe yazarlarından aşırı cesaretiyle tanınan Kostas Konstandinu’nun ilgili yazısını birkaç alıntıyla özet şeklinde sizlerle paylaşıyoruz:

*

…Birisi sosyal medyada yazmıştı. Adını hatırlamıyorum. Kıbrıs’ın Örovizyon şarkısının yarattığı şokla ve şarkıya tepkilerle uğraşmak yerine bu insanların onca yıldır okullarda çocuklarımızın kafasına neler soktuğuyla uğraşın, diyordu. Ben olayı bir adım daha ileri götürüp Kilise LTD Şirketinde olup bitenlere biraz kafa yorun derim. Bugüne kadar kilisenin çevirdiği dolaplara ilişkin bir yazı kaleme aldı mı şimdi tepki gösteren bu ilahiyatçılar? Ya da en azından cinsel tacizlere adı karışan kilise tekelerine ilişkin haberler konusunda bir tek satır bile yazdılar mı?

…Bence ortada tek bir gerçek var: Papazla teologun yok aslında birbirinden bir farkı. Tek fark birinin cüppe giyiyor olması. Cüppeli ya da cüppesiz olsun, bu insanların çoğunluğu, kendini asırlar öncesinde kalmış bir masalın içine hapsediyor. Ve bu kötü yazılmış, realiteye uymayan masalı yetişkinlerin ve sonra da onların çocuklarının da kafasına sokmayı kendilerine görev edinmişler. Aksi takdirde Masalın kahramanı onları cehenneme gönderecek.

…Aynı kişiler bir çocuğun ölümünü Masal kahramanının aileyi sınaması olarak dayatır. Buna inanmadıkları takdirde onlar da cehenneme gideceklerdir. Çünkü inanılmamak Masal kahramanının hoşuna gitmez.

…Maymundan azıcık gelişmiş bir tür olan insanoğlunun, ölümün yarattığı korku ve panik karşısında düşündüğü en paranoyakça fikir! Çünkü sorun orda. Kimse ölmek istemez. Herkes ölümden sonra bir şeylerin olduğuna inanmak ister.

Birtakım akıllılar da bu gelişmiş maymun türünün pek zeki olmayanlarının beyinleriyle oynayarak para kazanmanın peşinde. Ve bu paralarla ve özellikle de cehennemde yanma korkusunu kullanarak toplumun üzerinde kontrol mekanizması kurmuşlar. İnananlara mutluluk ve huzur vaat ediyorlar. Mustarip olduklarını sandıkları hastalıklara “ilaç”.

…İşin gerçeği şu ki kurbanlar yani toplumlar kendilerini mutlu zannederek sürekli korku ve kaygıyla yaşıyor. Kutsal emanetler ve kemiklere, kutsal terliklere tapınma kuyruklarında gülümseyen insan gördünüz mü siz hiç? Hepsi korku içinde. Daima. Yaşamaya alıştıkları korkudan çok daha küçük sebeplerden dolayı ya da sebepsiz yere. …Cüppeli ya da cüppesiz bu kesimin, onu daha mutlu yapacağı vaadiyle topluma sattığı, uyuşturucudan başka bir şey değil.

Her şey para için yapılıyor. Ve insanların beyinlerini kontrol altında tutmak için. Bu yoldan geçip de çıkmayı başaranlar bilir; Kurtuluş masallarda değil, masallara olan bağımlılıktan kurtulmadan geçiyor.

Cüppelisi de cüppesizi de aynı soya ait. Birisi işini kilise vasıtasıyla görür, ötekisi ise okullarda çocuklara bu masalı anlatarak. Hatta masala bilim görüntüsü vererek. Zira senaryo insanın korkularını suistimal eden kurnaz din sanayiinin bir ürünü…

…Bilimse günümüzde insana, cüppeli ya da cüppesiz olsun uyuşturucu tacirlerinin, aklıyla oynadığı oyunlar temelinde değil, gerçekler temelinde ilerleme olanağı sağlıyor.

Son Güncelleme: 04 Mart 2021 - 13:45

Son Haberler

11 Mayıs
basın özetleri 11.05.21
13:25
Kıbrıslı Rum gazetecilerden makaleler 11.05.21
13:22
Rusya'da okula silahlı saldırı: 11 ölü
12:35
Hizmet alımı ile çalışan öğretmenler süresiz greve gidiyor
12:35
Koronavirüslü hastaların sayısında azalma var
12:34
Gençler aşılanmak için ilgi gösterdi
12:33
Eğlence merkezi sahipleri safe-pass uygulamasında değişiklik istiyor
12:32
AB komisyonu ve üye devletlerin Astrazeneca'ya karşı temyiz başvurusunun duruşması bugün başlıyor
09:02
Aşı portalı bugün 27 ve 28 yaşlarındaki kişiler için açıldı
09:01
Dün 1 can kaybı ve 276 yeni vaka kaydedildi
08:59
10 Mayıs
Silvestros: 3 kabuslu haftadan sonra artık uygun temas takibi yapılabiliyor
13:41
Kokkinos: Safe-pass uygulaması altı ila sekiz haftalık bir geçiş dönemi için geçerli olacak
13:40
Tüm haberler

Video on Demand