köşe yazıları 02.07.20

Pambos Haralambus - Alithia- 28.07.20
Dünyada zorbalıkla yerinden edilenlerin nüfusu şu ana kadar kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Dünya genelinde, eşi görülmemiş bir sayı olan 70,8 milyon kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu sayıya yaklaşık 25,9 milyon mülteci de dahil ve bunların yarısından fazlası çocuk. Ayrıca vatandaşlık ve eğitim, tıbbi bakım, iş ve dolaşım özgürlüğü gibi temel haklara erişim fırsatından mahrum bırakılmış milyonlarca vatansız insanı da içeriyor.
Çatışmalar ya da kovulması nedeniyle/ her iki saniyede/ bir insanın yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığı bir dünyada biz Kıbrıslıların meseleye futbol mantığıyla bakması gerçekten iç burucu. Göçmenlere karşı olanlar olduğu gibi göçmen taraftarlarımız da var. Göçmenleri Yeşil Hattın mayın tarlalarına sürmeyi tercih eden ya da toprağımıza adım atmadan önce denize dökmemiz gerektiğine inanan göçmen muhalifleri bu konuda kirli olduğu kadar Kıbrıs’ın göçmenler veya göçmenlikten istifade edenler konusunun idaresinde karşılaştığı sorunları anlamayan göçmen destekçileri de kirli.
Kıbrıs toplumu, çoğu bizi kandırıp cennetimizden faydalanmak isteyen kişiler olmayan tam tersine kovulmuş, savaşın, açlığın, işsizliğin gazabına uğramış; denizleri, çölleri, dağları aşıp gelen göçmenlere karşı bu kadar küçük kalpli ve kibirli olma hakkına sahip değildir. Bunların hepsi sözde öğrenciler veya katiller ve yeraltı dünyası insanları değildir.
Çünkü Kıbrıs'ın unutmaya hakkı olmadığı kendi göçmenlik deneyimleri var. Kıbrıs toplumunu ve ekonomisini desteklemek için göç etmiş olan Kıbrıslılar’ın tümü yurtdışına pasaport ve vizeyle gitmedi. Bugün yurt içinde 800 bin Kıbrıslı Rum yurt dışında da 400 bin Kıbrıslı Rum varsa bu vize ve pasaportla olacak bir şey değildir. Hileler, yasadışılıklar ve sahte evlilikler yurdun sefaletinden kaçan yurttaşlarımızın da başından geçti. Ama Amerika, İngiltere, Kanada ya da Avustralyalarda kimse onları hayvan kamplarına göndermedi.
Geçen Çarşamba günü Hristalla Hacidimitriu bu insanların ülkemizdeki ağırlanma metotlarını yargılarken “Bir kafese tıkılmış hayvanlar gibi tel örgülerin arkasındaki insanların yer aldığı bir fotoğraf bile bir şeylerin iyi gitmediğini göstermek için yeterlidir” diye yazdı. Hatta şunu da vurguladı; Kaldı ki modern toplumlarda, hayvanat bahçeleri bile aşılmış olarak kabul ediliyor. Günümüzde hayvanların parklarda, doğal ortamlarına mümkün olduğunca benzeyen ortamlarda tutulması için çabalar sarf ediliyor.
Önemli bir dipnot: Tel örgülerin arkasında kadınlar, genç kızlar, çocuklar ve analarının kucağında bebeler gördük. Oysa tel örgülerin arkasına, hapishanelere ve kamplara sadece canileri, katilleri, toplum için tehlikeli olan insanları hapsetme hakkımız var.

Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:42

Son Haberler

20 Haziran
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komiseri Babalar gününü kutladı
14:12
Kyprianou: Türkiye kabul edilemez taleplerden vazgeçmezse Kıbrıs'ın nihai bölünmesi an meselesi
14:10
Mitsotakis Mısır'da temaslarda bulunacak
11:31
Genç yaşlarda görülen düşük aşı yüzdesi endişeye neden oluyor.
11:31
Dün 62 yeni vaka kaydedildi
11:30
Tatar iki devletli çözümde ısrar ediyor
11:29
19 Haziran
Özellikle 40 yaş üstü kişilerin aşılanma oranı tatmin edici seviyede
16:15
Nisu köyünde yaşanan trafik kazasında 22 yaşındaki Rafail Grigoriu hayatını kaybetti.
13:46
Pfizer veya AstraZeneca aşılarının bir dozu, hastaneye yatma riskini %75 oranında azaltıyor.
13:22
Karayannis: Bulaş vakalarının gelmemesi için ülkeye giriş noktalarında sıkı denetim yapılması zorunlu
13:21
Yunanistan: Glika Nera bölgesinde yaşanan korkunç cinayetin ardından şok edici gelişmeler yaşanıyor.
13:19
Ortak zemin bulunamazsa Lute, Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni bir zirve önermeyecek.
10:13
Tüm haberler

Video on Demand