köşe yazılarından 26.06.20


Hristalla Hacidimitriu, Filelefteros Gazetesi, 24.06.2020, Kafesteki hayvanlar Misali
Bir kafese tıkılmış hayvanlar gibi tel örgülerin arkasındaki insanların yer aldığı bir fotoğraf bile bir şeylerin iyi gitmediğini göstermek için yeterlidir. Kaldı ki modern toplumlarda, hayvanat bahçeleri bile aşılmış olarak kabul ediliyor. Günümüzde hayvanların parklarda, doğal ortamlarına mümkün olduğunca benzeyen ortamlarda tutulması için çabalar sarf ediliyor.
Tuvalet kağıdı dahil sarf malzemeleri almak için itiş kakış bir halde ellerini uzatan insanların görüntüleri elbette ki üçüncü binyılda görmek istediğimiz manzaralar değil.
İnsanların tel örgüler ardına kapatılması, zorla iç içe yaşamak zorunda bırakılması artı eylemsizlik, yarınlara ilişkin kaygılar, bilinmeyenin korkusu sadece zarar sağlayabilir. Hem o insanların kendilerine hem de onları konuklayan toplumlara. İnsanlar hayvanlar gibi etrafı çevrelenmiş bir alana kapatıldığında, hayvanlar gibi davranmaları için daha fazla bir şeye de ihtiyaç yoktur. Çünkü insanların insanlık onuruna ihtiyaçları vardır.
Ne bütün bu durumlarla karşı karşıya kalmayı ne de idaresini üstlenmeyi isterdik elbette. Ama yapmak zorundayız. Ülkemize gelen insanların sayısının kaldırabileceğimizin çok ötesinde olduğunu tekrar tekrar söylemekle, sorunu yok edemeyiz. Sorun burda ve bir çözüm planına ihtiyaç var. Peki bu plan nedir? Yerli halkla temas etmelerini engellemek için onları koca bir kafese kilitlemek mi? Peki bu yol nereye çıkar? Kıbrıs'taki koşulların ideal olmadığı haberi dünyanın dört bir yanına gidecek de adamıza gelmeyi düşünenler gelmekten vaz mı geçecek?
Durum zaten yeterince zor. Dünyamızdaki yerinden edilmiş insanların sayısı 70 milyonu çoktan aştı. Bu, dünya tarihindeki gelmiş geçmiş en büyük mülteci sayısıdır. Tahminler ise sayının büyümeye devam edeceği yönünde. Çünkü belli bir noktada iklim göçmenleri de tabloya katılacak. Ki onların arasında bizler de olabiliriz. Ancak o zamana kadar, hoşumuza gitse de gitmese de (ki muhtemelen gitmiyor) çaresizler için bir vaatler ülkesi olmaya devam edeceğiz. Hal böyleyken sorunun idaresini nasıl yürüteceğiz? Elbette ki yol geçen hanı olmamıza izin vermeyeceğiz ama “güya reşit olmayan azınlık” tarzı önyargıların bizi nereye götürdüğünü gördük. (Hemen bir parantez yapalım sd: Göçmen kampındaki reşit olmayan çocukların cinsel tacize uğradığına dair şikayetler üzerine İçişleri Bakanı, o çocuklar çocuk değil kendilerini daha küçük yaşta gösteren büyüklerdir manasına gelen “güya reşit değiller” ifadesini kullanmıştı.) Bu tür açıklamalar çözmek için koşturup duracağımız ama her zaman da çözemeyeceğimiz daha büyük sorunlara yol açar.
Ve bir şey daha: Göç sorunu satranç tahtasında siyasi zıtlaşmalar için kullanılacak bir sorun daha değildir. Bunu da unutmayalım.

Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:42

Son Haberler

12 Haziran
Lute’un yeni Kıbrıs ziyaretinin Haziran ayının son 10 gününde yapılması planlanıyor.
16:30
Papadopulos, muhalefetin Meclis Başkanı seçme konusundaki başarısızlığıyla ilgili hayal kırıklığı ifade etti.
16:29
Şizopulos: Demokratik Cephe’nin önerisi benim veya Papadopulos’un seçilmesini engellemeyi hedefledi
16:28
Lefkoşa-Limasol anayolu ve Pareklisya köyü arasında çıkan yangın, yerleşim yerlerini tehdit ediyor.
16:27
Kıbrıs'ın BM’deki Daimî Büyükelçisi: Güvenlik Konseyi'nin Maraş kararları gecikmeden uygulanmalı
14:04
Larnaka: Makenzi bölgesinde yaşayan 89 yaşındaki kadının evi soyuldu.
14:03
Pavlopulos: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek ve bölünemez olması gerek
13:56
Sağlık Bakanlığı son 24 saat içinde 60 yeni vaka saptandığını açıkladı.
13:54
11 Haziran
ECDC'den koronavirüs uyarısı
13:32
Varvitsiotis: Yunanistan'ın Kıbrıs ile dayanışması her zamankinden daha güçlü
13:30
Kaydedilen vakaların %95'i aşılanmamış kişilerde tespit ediliyor
13:29
G7 zirvesi başladı
13:28
Tüm haberler

Video on Demand