11.11.20 köşe yazısı

Kathimerini
Andreas Parashos
Adalet halısını serecek kimse kaldı mı?
Normal bir devlette, kurumsal yetkililerin, cüzzi miktardaki bilgeliğin şart koştuğu gibi, sarfettikleri her kelimeyi ve en özlü ifadelerini dahi dikkatle tartmaları gerekir. Temsil ettikleri kurumun prestijini ve kişinin saygınlığını koruma ihtiyacı bunu gerektirir. Şu anda, Kıbrıs Cumhuriyeti, El Cezire'nin yolsuzlukla ilgili haberi nedeniyle uluslararası alanda önemli ölçüde teşhir edilmiş bulunuyor
Bunun nedeni, Hukuk Dairesi, Sayıştay gibi denetim kurumlarının yanı sıra İcra ve Yasama Meclisi gibi kurumların da görevlerini düzgün bir şekilde yapmamış olmasıdır. Yürütme Kurulu "Yatırım Programı" nı güvenlik kusurlarıyla tasarladı Yasama Kurumu da kara delikleri görmezden gelerek, onayladı. Diktatör ve dolandırıcıların Kıbrıs vatandaşlığına geçtiğini gören Hukuk Dairesi tepki göstermedi. (Duymamış, okumamış mıydı? Bu köşe birçok kez yazdı, yazar geçen yılki Ekonomist dergisi konferansında ilgili bir müdahale nedeniyle saldırıya uğradı). Aynı şey her şeyi farklı koşullarda öğrenen ve hatta RIK'de hangi sanatçıların şarkı söylediğini ve ne kadar para aldıklarını dahi araştıran dokunulmazlık sahibi Sayıştay için de geçerli. Bir insan “iyi de ediyor” diyebilir tabi. Zira Sayıştayın internet sitesinde, "Sorumluluklar" bölümünde altı çizildiği üzere, "Bu şekilde şeffaflığa, kamuya hesap verebilirliğe ve yolsuzlukla mücadeleye, iyi yönetimle iç içe kavramlara katkıda bulunur" denilebilir tabi.
Durum böyle olmakla birlikte, geçen Salı (03/11/20’de) Hukuk Dairesinde Başsavcı ve Sayıştay Başkanı bir araya geldi ve ardından "her bir Servis tarafından aynı anda yayınlanan ortak bir açıklama yapıldı(!). Buna göre toplantının konusu yatırım programının kontrolü ile ilgili ortaya çıkan sorunların ayrıntılı bir şekilde tartışılmasıydı. Zira, aralarında günlerce açık bir çatışma yaşanmış hatta DIKO Başkanı Nikolas Papadopoulos Sayıştay Başkannı savunarak ve Sayıştaylığa vatandaşlığa geçiş dosyalarına erişime izin verilmediği takdirde Devlet Bütçesine karşı oy kullanacağını ilan etmişti. Başsavcı Sayıştaya, Soruşturma Komitesi tarafından soruşturma yürütülürken Sayıştaylığın aynı anda başka bir araştırma yapmasının uygun olmayacağını açıkladı. "Aynı fikirde olmadığımızda hemfikiriz, ancak" ruhu içinde Sayıştay Başkanı, "aslında, hemfikir olmamasına rağmen, bu aşamada kendisine başka hiçbir dosyanın teslim edilmeyeceğini ve Mahkemeye itiraz etmenin söz konusu olmadığını kabul ettiği" şeklinde yanıt verdi, ve beş vatandaşlığa geçme vakasına ilişkin Raporunu Araştırma Komisyona sunmaya hazır olduğunu ifade etti (toplam vakaların sayısı 4000 bin!). Bununla birlikte, ortak açıklamanın son paragrafı ayrı önem taşıyor: "Bu nedenle, iki bağımsız kurumun başkanları bu konuda kamuya daha fazla açıklama yapmamaya ve aynı zamanda her ikisi de hizmet verdikleri kamu çıkarına daha iyi hizmet etmek için sürekli ve düzenli bir iletişim içinde olmaya karar vermiştir" deniyor. Yani, bu iki kurumsal yetkili, Sayıştayın görevi “şeffaflık, kamuya hesap verebilirlik ve yolsuzlukla mücadele" olmasına rağmen böyle bir suçu soruşturma ittifakında, kamuya daha fazla açıklama yapmamayı kabul etti. Yani sessiz kalmayı.
Bu devleti alaşağı eden şeffaflık eksikliği değil miydi? Size hatırlatmama izin verin: Miloseviç'in milyarlarca para aklaması, Borsa soygunu, golden boys skandalı, mevduat hesaplarının tıraşlanması ve şimdiki altın pasaportlar skandalı. Şimdi de kurumsal yetkililerin ülke vatandaşlığını geri dönülemez bir şekilde sattıkları için tutuklandığı günlere geldik. Bazıları, tüm bunların gerçekleştiği zamanda görev başında olan selefleri şimdi kanalları sütten çıkmış ak kaşık gibi gezerken sessizlik yemini veriyor. Hey asrın sürgün şairi cevap ver bana: Adalet halısını serecek kimse kaldı mı?

Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:45

Son Haberler

07 Ekim
basın özetleri 07.10.22
14:47
1 haftada koronavirüs nedeniyle 5 kişi hayatını kaybetti
13:48
Nouris: Ege'de göçmenlerin ölümüyle yaşanan trajedi Türkiye'nin göçü araçsallaştırdığını gösteriyor
13:47
Kavo Greko'ya 21 yasadışı göçmen daha geldi
13:46
Biden: Nükleer savaş tehlikesi var
13:45
Kıbrıs Türk tarafından ΒΜ Barış Gücü ile ilgili bir mektup geldiğini doğrulandı
13:44
Zelensky: Avrupalı liderlerden ek silahlanma talebinde bulundu
07:00
Moskova: Zelensky'nin açıklamaları bir dünya savaşı çağrısı
06:58
Erdoğan liderler yemeğinin ardından saldırgan söylemlerini sürdürdü
06:57
Macron: Türkiye'nin uluslararası hukuka saygı göstermesi gerekiyor
06:57
Prag'da Mitsotakis ile Erdoğan arasında sözlü olay yaşandı
06:56
Prag'da Anastasiadis ve Erdoğan kısa bir görüşme gerçekleştirdi
06:55
Tüm haberler

Video on Demand