kıbrıslı rum köşe yazarlarından 05.06.19

Haravgi gazetesinden Maria Frangu Niyazi Kızılyürek’in Avrupa Parlamenteri seçilmesinin ardından, 29 Mayıs, Çarşamba günü “Niyazi’nin seçilmesi milliyetçiliği yendi” başlıklı yazısını yayınladı.
Adamızın kuzeyinde bozkurtlar, çeşit çeşit milliyetçiler ve çözüm karşıtları azdı. Durum bizdeki milliyetçileri de azdırdı. Çözüm karşıtlarını da. Kimisi açık açık dillendiriyor bunu, kimisi lafı dolandırarak. Kimisi yarım olsun ama Helen olsun mantığıyla yolunu bulmaya çalışıyor. Kıbrıslı Türkleri Kıbrıslı Rumların idare edeceği bir çözümle. Uzun lafın kısası 21 bin Kıbrıslı Rum’un Niyazi Kızılyürek’e tercih oyu vermesi hepsini azdırdı.
Hepsi de Niyazi Kızılyürek’in Avrupa parlamenterliği hakikat olduğu andan itibaren yaygara koparıp terör estiriyor. Avrupa’da Kıbrıs’ı gözetleyecek casus… Kıbrıs’ın anahtarını eline teslim ettiğimiz Türk… Barbarların dilini konuşan barbar… ve daha bir yığın aşağılık yakıştırma.
Her iki tarafta da benzer tepkiler.
İşin aslıysa başka. İşin aslından korkanlarsa işte bunu görmezlikten geliyor. AKEL geleceğin Kıbrıs’ının temellerini attı. Yeniden birleşmiş Kıbrıs’ın temellerini attı. Bu taraftakileri de o taraftakileri de korkması bu yüzdendir. AKEL’in cesur kararının yarattığı dinamizm! Kıbrıslı Türk bir yurttaşımızın Kıbrıs Cumhuriyeti’nin makamlarından birine seçilmesinin doğurduğu umut! Bunca yıldır onları korkutan hep buydu.
Budur onları korkutan. Çünkü Cumhurbaşkanından parti liderlerine ve partilere kadar hepsi, sabahtan akşama çözüme karşı mücadele edip çözümü lanetleseler de artık bu yolun geriye dönüşü olmadığının farkındalar.
AKEL tarih yazdı. AKEL Kıbrıs’ta yeni bir sayfa açtı. Bunu görmeyenler sadece siyaseten miyop olanlardır. Geçen Pazar günü Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler el ele verip işgale bir tokat attık, aynı anda da, yeniden birleşme umuduna yeni bir soluk kazandırdık.
Oy kullanmak için barikatları geçen Kıbrıslı Türklerin sözleri geliyor aklıma. “Yeniden birlikte yaşamak istiyoruz. Eskisi gibi”. “Karım ne zaman Limasol’u düşünse ağlar. Limasol’dan söz etse ağlar. Kentine geri dönmek istiyor. Bu yüzden oyumuzu Kıbrıs’a verdik”. “Barış. Sadece barış. Başka hiçbir şey istemiyorum”. “Bu yanda dostumuz çok, Barış isterik”. “Anti şoven bir Avrupa istiyoruz”.
Ahmet, Hüseyin, Hasan ve barikatı aşan binlercesi… İşgale yumruk atıp bu yana oy kullanmaya gelen herkes… Tüm diğer Kıbrıslılarla aynı kaygıları taşıyor. Aynı endişeleri. Aynı tutkuya, aynı arzuya sahip. Yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’ı düşlüyor.
İşte bundan korkuyorlar. Umudu yeşerten her şeye karşı savaşıyorlar. Bu yüzden bozguna uğradılar. Niyazi Kızılyürek’in seçilmesi, adamızın her iki tarafında da, milliyetçiliği yendi.

Alithia gazetesinden, Pambos Haralambus
Niyazi’nin seçilmesi
Dün de yazdık. Seçim sonuçlarının en önemli siyasi mesajı katılımsızlık oranıydı. Seçmenlerin yüzde 55’i sandığa gitmemekle siyasi sisteme, medyaya, partilere, liderliğe ve siyasetlerine ya da siyaset yoksunluğuna sırtını döndü. Seçmenlerin ona oy veren bir kesimi sayesinde Lukas Furlas’ın kazandığı büyük zafer dahi seçmenin siyasi sistemi küçümsemesinin göstergesidir. Çünkü Lukas Furlas ne politikacıdır ne de siyasi sistemin bir parçası.
Eğer ELAM’ın Avrupa Parlamentosuna girmesini engellemek gayesiyle EDEKli olmadığı halde EDEK’e oy veren seçmenleri ve bu seçimlerde Marios Karoyan’ın partisi DİPA’ya verilen desteği hariç tutacak olursak, sandık başına giden seçmen kitlesinin tek apaçık politik destek ve tercihini Kıbrıslı Türk Profesör Niyazi Kızılyürek’in seçilmesinde görüyoruz.
Gerek AKEL liderliğinin Niyazi Kızılyürek’i aday gösterme kararı gerekse de adayın AKEL seçmenleri, hatta duyduğum kadarıyla AKELli olmayan çok sayıda seçmen ve elbette ki Kıbrıslı Türk seçmenler tarafından seçilmesi son derece büyük siyasi öneme sahip bir durum teşkil ediyor.
Siyasi olgunluğa erişmiş bir insan olan Keti Kliridu, seçim öncesinde, Niyazi Kızılyürek’in aday gösterilmesine ilişkin olarak partisinden ve Hükümetinden farklı düşündüğünü ortaya koyan cesur müdahalesi ve Kızılyürek’e oyunu değilse de açıkça desteğini verdiğini ifade etmesi Kıbrıslı Türk bilim insanının adaylığını güçlendirdi ve egemen olmasına katkı yaptı.
Hatta bir DİSİ yetkilisinin Niyazi Kızılyürek’in aleyhine yaptığı asılsız suçlamalar karşısında Averof Neofitu bunlarla hemfikir olduğunu söylemedi. Tam tersine DİSİ Başkanı kendisinin de partisinin de bu görüşlerle hemfikir olmadığını ifade etti ve Sayın Kızılyürek’in adaylığının kendilerince hoş karşılandığı imajını yarattı.
Keti Kliridu biraz önce sözünü ettiğim açıklamasında şöyle demişti: “Eğer Niyazi Kızılyürek’in kitaplarını okumuşsanız ne yurtseverliğinden kuşku duyabilirsiniz ne de tüm Kıbrıs’a olan sevgisinden. Avrupa Parlamentosu’na seçildiği takdirde, her iki toplumun da duyarlılıklarını bilen bir kişi olarak tüm Kıbrıslıların yararına çalışacaktır. Yani bu ülkenin yeniden birleşmesini arzu eden her birimizin yapması gerektiği gibi.
Şurası bir gerçek ki Niyazi’ye saldıranlar onu tanımıyor. Kitaplarını, makalelerini, görüşlerini okumamışlar. Sadece ve sadece Türk olduğu için tepki gösteriyorlar. Sırf bu bile bütün bu geçen yıllar boyunca ne için mücadele ettiğini apaçık gösteriyor. Geçse de mücadelesi, ona saldıranlar tarafından, fark edilmeden.

Filelefteros gazetesinden Hristalla Hacidimitriu’nun 29.05.19 tarihli ve “yeşil griye mi dönüştü ne?” başlıklı yazısı.
Seçimlere birkaç gün kala Kıbrıs’ın artık konuksever olmayan sularında doğma talihsizliğine uğramış küçük bir fok balığı ölü bulundu. İlk veriler ölümünü toksik maddelerle ilişkilendiriyor.
Bundan birkaç ay önce doğmuştu minik fok balığı. Adına Afrodit denmiş fok balığının doğumu, Tarım Bakanının kendisi tarafından yayınlanan bir fotoğrafla ilan edilmişi. Bununla Akama ve çevresindeki deniz mağaraları bölgesinde yapılan kalkınma çalışmalarına karşı kopan tepkilerin gereksizliği vurgulanmak ve doğal yaşamla kalkınmanın bir arada sürebileceği kanıtlanmak isteniyordu. Ama süremiyormuş işte.
Bakanlığın yayınladığı film görüntülerinde küçük fok balığını annesiyle oynarken, yüzerken, emzirilirken, annesi tarafından kucaklanırken izledik. Ölüm haberi üzerine bundan dolayıdır ki üzüntü ifade ettik. Ve gerçek bir üzüntüydü bu. Yok olmakta olan bir dünya için duyulan üzüntünün ta kendisiydi. Tüm gezegenin olduğu gibi. Bu bir komplo senaryosu değil. Bir kehanet hiç değil. Gerçeğin ta kendisi. Gerçek sürekli olarak kendini kanıtlıyor. İnsanlığı tehdit eden en büyük risk doğanın katledilmesidir. İklim değişiklikleri ve bunun sonuçları bunun kanıtıdır.
Pek çok ülkede insanlar özellikle de genç kuşaklar çevre konularına birinci sırada önem veriyorlar. Bundan dolayıdır ki Pazar günkü seçimlerde Kuzey Avrupa ülkelerinde Yeşiller önemli bir yükseliş kaydetti. Almanya’da Yeşiller Avrupa parlamentosu seçimlerinden Angela Merkel’in hemen arkasında ve ikinci parti olarak çıktı. Seçmenlerinin yüzde otuzu 30 yaş altındaki gençlerden oluşuyordu. Yeşiller, Finlandiya, Danimarka, İrlanda, Fransa, Belçika, Lüksemburg ve Hollanda’da da dinamik bir varlık ortaya koydular. Yükselişleri öyle bir ritim izliyor ki büyük olasılıkla önümüzdeki Avrupa Parlamentosu’nda siyasi grup olarak ağırlıklı bir öneme sahip olacaklar.
İşte bu durum, onlara oy veren seçmenlerin sayısının düşmesi, Kıbrıslı Çevrecilerin yenilgisini çok ağır hale getiriyor. Öğrencilerin çevre için –öykünme yanı ağır bassa da- sokağa çıktığı günümüzde, halkın memeli bir deniz hayvanına ilişkin duygularını ailelerinden biriymişçesine ortaya koyduğu, Deniz Mağaralarının çimento altında bırakılmasına karşı Meclisin önünde protesto düzenlediği bir dönemde, sahillere yapılan bir müdahaleleri internetle de olsa yargıladığı bir çağda Kıbrıs ekoloji hareketinin bütün bunları değerlendirmemesi olmaz. Sorun toplumun değil, onların sorunudur. Gerekçe olarak ne gösterilirse gösterilsin bu onların sorunudur.

Pambos Haralambus, Yeni modeller ve işi bitik Akıncı, Alithia gazetesi, 30 – 5 -19
“Son aylarda dikkatler Avrupa parlamentosu seçimlerine ve Avrupa Parlamentosuna kimleri göndereceğimize dönüktü, dolayısıyla, kuzeyde meydana gelen bazı gelişmeleri gözden kaçırdık” diye yazıyordu dünkü makalesinde Alekos Konstandinidis. Konstandinidis’in kast ettiği kuzeyde kurulan yeni Tatar – Özersay hükümeti ve bu ortaklığın Kıbrıs sorunu konusunda Ankara’nın federasyon çözümünün terk edilmesiyle yeni çözüm modellerine yönelinmesiydi.
Ersin Tatar Özersay’la işbirliklerine değinerek, Kıbrıs sorununa aynı pencereden baktığımız Kudret Özersay’la birlikte güzel şeyler yapacağız, anlamına gelen bir cümle kurdu. Ersin Tatar partisinin “Kudret Özersay vatanseverlik temelinde fikirlere sahip ve bu çok önemli” dedi. Tatar ve Özersay’ın Kıbrıs Rum tarafının vatansever neo-vatansever güçlerinin uyuşan “vatansever fikirlerine” görevi 10 ay sonra sona erdiği için bu tarafta da kenara itilmiş olarak gördüğümüz Kıbrıs Türk Lideri Mustafa Akıncı anında cevap verdi. Akıncı “Herkes kendi kendine çözümler üretemez…” dedi ve ekledi: “Karşılıklı kasbul edilebilir ve BM çerçevesinde bir çözüm sağlayabilecek tek model federasyon çözümüdür. Bundan başka model de yoktur”. Kıbrıslı Türk lider böylelikle muhaliflerine Kıbrıs sorununa çözüm bulunması yetkisinin görevinin son gününe kadar kendisine ait olduğunu hatırlatmış oldu. Mustafa Akıncı somut olarak görev süresinin bir yıldan az olduğunu ama bir yılın az bir süre olmadığını söyledi. Kendisini Kıbrıs sorununa çözüm bulmaya yönelik görevinin gerektirdiklerini yaptığını ve bundan sonra da görev süresinin son gününe kadar yapmaya devam edeceğini ifade etti. “Gerek Kıbrıs sorunu konusunda gerekse de başka konularda”.
Kuzeyde Türk vatansever güçleri, özgür bölgede ise Helen vatansever ve neo-vatansever güçler, BM şemsiyesi altında bulunabilecek tek çözümü gömebilmek ve ve kendi yeni fikirlerini, farklı sözlerle söyleyecek olursak taksim modellerini öne çıkarmak için Akıncı’nın görev süresinin bitmesine yatırım yapıyor.
Allahtan Akıncı da var; ve dileyelim ki önümüzdeki 11 ay içinde Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini hakikat yapmayı başarabilsin.

Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:36

Son Haberler

20 Haziran
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komiseri Babalar gününü kutladı
14:12
Kyprianou: Türkiye kabul edilemez taleplerden vazgeçmezse Kıbrıs'ın nihai bölünmesi an meselesi
14:10
Mitsotakis Mısır'da temaslarda bulunacak
11:31
Genç yaşlarda görülen düşük aşı yüzdesi endişeye neden oluyor.
11:31
Dün 62 yeni vaka kaydedildi
11:30
Tatar iki devletli çözümde ısrar ediyor
11:29
19 Haziran
Özellikle 40 yaş üstü kişilerin aşılanma oranı tatmin edici seviyede
16:15
Nisu köyünde yaşanan trafik kazasında 22 yaşındaki Rafail Grigoriu hayatını kaybetti.
13:46
Pfizer veya AstraZeneca aşılarının bir dozu, hastaneye yatma riskini %75 oranında azaltıyor.
13:22
Karayannis: Bulaş vakalarının gelmemesi için ülkeye giriş noktalarında sıkı denetim yapılması zorunlu
13:21
Yunanistan: Glika Nera bölgesinde yaşanan korkunç cinayetin ardından şok edici gelişmeler yaşanıyor.
13:19
Ortak zemin bulunamazsa Lute, Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni bir zirve önermeyecek.
10:13
Tüm haberler

Video on Demand