27/8/18

FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi eğitim sektöründe yaşanan gelişmeler. Gazeteye göre üç öğretmen sendikası OELMEK, POED ve OLTEK Eğitim Bakanı’nın istifasını isteme hazırlığı içinde. Sendikalar Bakan’ın yaptığı açıklamalarda eğitimcileri küçümseyici bir tavır içerisine girdiği değerlendirmesiyle bu taleplerini yetkili kurulları önünde götürmeleri bekleniyor. Buna paralel öğretmenler Hükümet Sözcüsü ile de sorun yaşıyor ve onun da Eğitim Bakanı ile birlikte Cumhurbaşkanı’nı baştan çıkardıklarını düşünüyorlar. Cumhurbaşkanı Anastasiadis ise bugün halka seslenme ve eğitim konusunda Hükümetinin pozisyonlarını anlatma konusunu ciddi olarak düşünüyor. Öğretmenler bu evrede dikkatlerini yarınki yürüyüşe çevirmiş durumda. Üç sendika lideri yarınki yürüyüşün geçmişte bir benzeri olamayacak kadar kalabalık olmasını bekliyor. POED Başkanı Filios Filaktu Filelefteros’a yaptığı açıklamada öğretmenlerin Lefkoşa’daki otellerde yer ayırttıklarını ve ya otobüslerle ya da kendi özel arabalarıyla yürüyüşe geleceklerini söyledi. Filaktuya göre bazıları da yarınki yürüyüşe katılmak için tatillerini yarıda kesiyor ve uçak bilet tarihlerini değiştiriyor. Filaktuyu bu arada Filelefteros aracılığıyla sadece eğitimcilere değil kamuda eğitimi çağdaşlaştırmak ve iyileştirmek isteyenlere, okulların kalitesini yükseltmek isteyenlere ve öğretmenlerin onuruna saygı duyanlara de eğitimcilerin saflarında yer almaları ve yarın öğretmenlerle birlikte yürümeleri çağrısında bulundu. Filaktuyu Hükümetin barem içi artış önerisini yorumlarken de bunun özünde eğitimde tasarruf ve daha başka faaliyetlerde değerlendirmek için kaynakların doğru kullanımı yaklaşımına ters olduğunu söyledi. Bu önerinin uygulanması durumunda 18 milyon avroluk mali bir bedeli olacağına dikkat çekti. Kendilerinin, bu öneriyi getiren Hükümet yetkililerine bu kaynağın atanmayan öğretmenlerin çalıştırılmasında kullanılması karşı önerisini yaptıklarını da ifade etti.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Yurt dışında somut büyük yatırım fonları Kıbrıs’ı ve bankaları hem yatırım hem de geri dönmeyen krediler konusunda yeniden gündeme aldılar. Helenik Bankın yeniden sermayelendirilmesi ve Kıbrıs Bankası’nın geri dönmeyen kedilerin satın alınmasına ilgi var. Geri dönmeyen kredilerin alımında adları Kıbrıs’ta bilinen büyük ve küçük fonlar hareket halinde.

POLİTİS gazetesinin bugünkü ana haberi Kooperatif Merkez Bankası’nın Helenik Banka entegre süreci. Gazeteye göre Kooperatif Merkez Bankası’nın 40 şubesinin kapanması açıklamasının önümüzdeki hafta yapılması bekleniyor. Söz konusu şubeler önümüz aylarda çalışmalarını aşamalı bir biçimde tamamlayacak ve kapanacak. Kapanacak şubeler sadece kırsal kesimden olmayacak aynı zamanda kent merkezlerinden de olacak. Kent merkezlerinde yakın mesafelerinde Helenik Bankası şubesi olması durumunda ya kooperatif şubesi ya da Helenik Bank şubesinden biri kapatılacak. Komisyon karşısında bugün var olan 172 şubeden sadece 72’nin açık kalması ve yönünde yükümlülük üstlenildiği belirtiliyor. Üstlenilen yükümlülüğe göre bu işlemler de anlaşmanın sağlanmasından sonra geçecek 15 ay içersinde tamamlanacak. Yeorgiyadis’in 15 Haziran 2018 tarihinde imzaladığı taahhüdün 5. maddesinde, kapanmadan sonra 15 ay içerisinde Kooperatif Merkez Bankasının mal varlığının ve taahhütlerinin yok edileceği de var.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis Kıbrıs’ta statükonun “Kıbrıs sorununa çözüm olamayacağını” söyledi ve “ bu durum hem Kıbrıslırumlar hem de Kıbrıslıtürkler için tehlikelere gebedir.” dedi. Hristodulidis, Kıbrısrum tarafı müzakerecisi Andreas Mavroyannis’in “Kıbrıs’ta kadife ayrılık çözüm olmaz” açıklaması sonrası “Kathimerini” gazetesine verdiği röportajında bu görüşleri dile getirdi. Hristodulidis “Cyprus Mail’e” verdiği röportajında da bir uğraşıya başlarken ya da devam ederken B Planını düşünmenin ya da ondan konuşmanın pozitif bir durum olmadığını ifade etti. Bu görüşler Kıbrıs Hükümeti’nin Kıbrıs sorununda B Planı ile ilgili olarak ileri sürülmek istenen B Planı olgusunu önleme uğraşılarına güç verme olarak değerlendirildi. Hristodulidis röportajlarında Kıbrıstürk tarafının tavrını da yorumlarken diğer toplumun iç işlerine dahil olmayı doğru görmediğini söyledi. Kıbrıslıtürklerin önündeki ikilemin net olduğunu ve ya Avrupa Birliği içinde Kıbrıslırumlarla birlikte ya da Türkiye ile olacaklarını ifade etti. Kendi arzusunun Kıbrıslıtürklerin birinci seçeneği seçmeleri olduğunu belirtti. Hristodulidis bu arada Kıbrıslırumların da bir ikilemle karşı karşıya olduklarını ve ya ülkenin bütününde büyümeye müsaade etmeyen bugünkü tehlikeli durumun devamından ya da bölgedeki rolü ve genelde geleceği için tüm olanaklarını kullanma olanağı bulacağı Avrupa Birliği ilke ve değerleri temelinde işlerliği olacak birleşik bir vatandan yana olacaklarına vurgu yaptı.

HARAVGİ gazetesinin bugünkü ana haberi bankaların ipotekli taşınmaz malları satış sürecini hızlandırmaları. Gazeteye göre bankalar Hükümetin Meclis’teki DİSİ-DİKO çoğunlunun oylarıyla geçirilmesiyle kendilerine sağladığı fırsatı değerlendirerek ipotekli taşınmazların satış sürecini hızlandırma yönünde adımlar atıyor. Önümüzdeki dönemde, Eylül ayı ortalarına kadar 95 farklı yerleşim yerinden 230 taşınmaz malın açık artırma ile satışı programlanmış durumda. Bunlara her gün yenileri de ilave ediliyor.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-AKEL dün polit büro üyesi Aristos Damyanu aracılığıyla bir kez daha Kıbrıs sorununda müzakerelerin Kran Montana’da çıkmaza girdiği noktadan devamından yana olduğunu ortaya koydu. Damyanu dün bir anma etkinliğinde konuşurken kabul edilemez statükonun devamının çok ciddi tehlikeler sakladığını ifade etti. Kıbrıs sorununda tarihi deneyimin müzakere olmayan dönemlerde durumun kötüleştiğini ve Türkiye’nin yeni oldu bittiler yarattığını gösterdiğini belirtti. Sözde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Spiros Kipriyanu döneminde Kueyar Göstergelerinin reddi sonrası 1983 yılındaki ilanını hatırlattı. 1997 yılında Glafkos Kliridis döneminde füze ve yanardağ söylemleri döneminde yine müzakerelerde bir boşluk yaşandığını ve bu dönemde de Türkiye ve Kıbrıstürk liderliğinin federasyon yerine konfederasyonu gündeme getirmiş olduklarına dikkat çekti. Üçüncü çevrelerin sahte devletle doğrudan ticaret konusunda gündeme getirdikleri baskıya atıfta bulundu. Damyanu şimdi de Kran Montana’da yaşanan çıkmaz sonrası Türkiye’nin daha büyük uzlaşmazlığı ve saldırganlığı ile iki devletli çözümü ileri götürme uğraşılarıyla karşı karşıya bulunulduğunu söyledi. Genel Sekreterin müzakerelerin Kran Montana’da kesilen noktadan başlatılması uğraşıları çerçevesinde Kıbrıs sorununa özel görevli atadığını not ederek bunun Kıbrısrum tarafına niyetini ortaya koyma ve bu yönde adım atma fırsatı verdiğinin altını çizdi. Türkiye ve Kıbrıstürk tarafının da buna sadece sözde değil pratikte olumlu yanıt vermesi gerektiği görüşünü savundu. “Gelişmelere pasif bir biçimde giz dikip bakma sadece Türkiye’ye ve taksimden yararı olanlara yarar” dedi.


ALİTİA gazetesinin bugünkü ana haberi eğitim alanında yaşanan gelişmeler. Gazeteye göre eğitim alanında yaşanan kriz açısından bu hafta belirleyici olacak. Eğitimciler yeni eğitim yılının başlamasına ilişkin önlemlerini bu hafta içerisinde yani greve gidip gitmeyeceklerini belirleyecek. Böylesi bir durumda okullar açılmayacak. Elde edilen bilgilere göre maaşlarına olumsuz bir etkisi olmaması için öğretmenler mücadelelerine gerilla savaşı ile devam edecek. Greve gitmeleri durumunda maaşlarından kesintiler olacak. Şu anda sendikal hareketin dikkati ise yarın gerçekleştirecekleri yürüyüşe mümkün olan en geniş öğretmen kesimini getirebilmeye çevrilmiş durumda. Yürüyüşe katılacak olanları alana taşımak için AKEL’in de yardımıyla her ilçeden otobüsler kaldırılacak. AKEL yarınki yürüyüşe katılması için örgütlerine de çağrıda bulundu. Bu arada Cumhurbaşkanı Anastasiadis de halka sesleniş konuşması yapma hazırlığı içerisinde.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
- Kıbrıstürk ilk okul öğretmenleri sendikası Genel Sekreteri Şener Elçil Alitiya’ya verdiği röportajda Kıbrıstürk toplumunun yaşadığı zor ekonomik koşullara ve özellikle de tarih konusunda değişmesi gerektiğine vurgu yaptığı Kıbrıs’ta eğitim sistemine atıfta bulundu. Elçil Kıbrıs’ın kuzey kısmını İslamlaştırma çalışmaları konusunda doğrudan Türkiye Cumhurbaşkanı’nı suçladı. Her iki toplumda da tarih kitaplarında milliyetçi ifadelere atıfta bulundu. Bu arada Kıbrıstürk toplumunda geçmişte bu konuda ciddi değişiklikler yapıldığına ancak benzer bir çalışmanın Kıbrısrum toplumunda yapılmadığına dikkat çekti.

Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:33

Son Haberler

25 Temmuz
Hristodoulidis bu gece Israil'e gidiyor
11:50
Sakellaropoulou: Yunanistan yayılmacı eylemleri kabul etmeyecek
11:49
Anastasiadis: Hükümet 2018'de Mağusa'daki ilk Türk eylemlerinden beri tepki gösterdi
11:47
Dün 3 can kaybı ve 789 vaka kaydedildi
11:42
24 Temmuz
Devlet Sağlık Hizmetleri Basın Sözcüsü: Ülkedeki pozitiflik oranı sabitleniyor.
14:00
Kıbrıs Pediatri Derneği başkanı: Koronavirüse karşı en önemli silah aşılanmadır.
13:58
Meteoroloji Dairesi, sağanak yağışlar ve şiddetli rüzgarlar sebebiyle sarı alarm yayınladı.
13:57
Maliye Bakanı: Moody’s'in Kıbrıs'ın kredi notunu yükseltme kararı son derece önemli ve olumlu bir gelişme
13:54
Moody's, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kredi notunu "B-B-2"den "B-B-1"e yükseltti.
13:52
Türkiye, Güvenlik Konseyi’nin Maraş’la ilgili başkanlık açıklamasını reddettiğini açıkladı.
13:51
Güvenlik Konseyi, Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türklerin Maraş’taki eylemlerini kınadı ve geri alınmalarını istedi.
13:50
23 Temmuz
Vatandaşların randevusuz aşı merkezlerine olan ilgisi yüksek olmaya devam ediyor.
16:19
Tüm haberler

Video on Demand