12/6/18

FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi Kooperatif Merkez Bankası’nın satılması öncesi bankada var olan durum. Gazeteye göre Kooperatif Merkez Bankası çalışanları ve müşterileri Banka’nın iyi kısmının Helenik Banka satış anlaşmasının açıklanması öncesi diken üstünde. Helenik Bank ile Kooperatif Merkez Bankası arasında alış-satış anlaşması sadece öze ilişkin değil pratik düzeyde de bir dizi soruyu gündeme getirmesi bekleniyor. Banka memurlarının yeni işverenle ilişkilerinin ne olacağı, ne kadarının çalışmaya devam edeceği, nerde ve nasıl çalışacağı, bugünkü kazanımlarının nasıl korunacağı, ne kadarının işten atılacağı, iş gücü fazlası nedeniyle alacakları tazminatın ötesinde hangi plana göre işten çıkarılacakları cevap bekleyen sorulardan bazıları. Bu arada Kooperatif Merkez Bankasının müşterileri ile alım ve satımı gerçekleştirecek her iki bankanın ve özellikle de Kooperatif Merkez Bankasının büyük işlem hacminin entegrasyonunu kendi bünyesinde yaşama geçirecek olan Helenik Bankın kadroları da bekleyiş içinde. Binlerce kredi kullanıcının yaklaşık 4,5 milyarlık kredi hesabı ve binlerce müşterinin de mevduatları Helenik Banka aktarılacak. Sonuç olarak Helenik Bank binlerce hesabı kendi bünyesine geçirecek yollar bulma durumuyla karşı karşıya kalacak. Kooperatif Merkez Bankası kredi kartlarında da sorunlar yaşanacak. Tüm bunlara şimdi mantıki bir zaman diliminde çözüm bulunması gerekecek. Laiki Bankası çalışmalarının 2013 yılında Kıbrıs Bankası’na devrinde izlenen modelin bu durumda da uygulanması büyük bir olasılık. Bu arada Kooperatif Merkez Bankasının satışı sürecinde Hükümetin takındığı tavrı muhalefet partileri eleştiriyor. Muhalefet partileri geçmişte yapılan yanlışların ve ilgisizliğin bedelini sonuçta vergi mükelleflerinin ödeyeceğine dikkat çekiyorlar. EDEK konuyla ilgili olarak karakteristik olarak “Özelleştirilmesi için devletin 5 milyar euro koyduğu ve özelleştirme ile aynı anda birkaç yüz çalışanın işini yitirme durumunda kalacağı Kooperatif Merkez Bankası’nın neden devletleştirildiği sorusu akla geliyor” dedi

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Muhalefet partileri için özelleştirme tahrik edici bir tavır. Özelleştirme Biriminin kaldırılmış olmasına rağmen Maliye Bakanlığı bunu korumaya devam ediyor. Maliye Bakanlığı Bütçe Müdürü bu alanda 622 bine euronun serbest bırakılmasını istedi ancak Meclis Ekonomi Komisyonu üyeleri bu konuda ikna olmadılar ve bu talebe onay vermediler. Bu para devlet piyangolarının, Trodos’ta devlet arazilerinin, Kıbrıs Borsasının özelleştirilme konusunda inceleme yapan ya da yapacak olan uzmanlara ödenmek için talep edilmişti.

POLİTİS gazetesinin bugünkü ana haberi Helenik Bank’ın Kooperatif Merkez Bankası’nın satın almış olması. Gazeteye göre taraflar arasında anlaşmanın kesinleşmesi saat meselesi. Bu süreçte kritik parametre 6 milyar euro olarak öngörülen takipteki kredileri yönetecek bir kurumun oluşturulması. Helenik Bank Kooperatifin mevduatlarla iyi portföyünü alacak. Helenik Bank’ın sermaye artırımında miktar konusu dün de açık kalan konular arasındaydı. Bu açığın devlet tarafından karşılanması bekleniyor. Rakam 250 ile 500 milyon arası. Bu miktarın da mal varlığı sigortası ile karşılanması ve kamu ekonomisine bir yük oluşturmaması hesaplanıyor.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
- DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos partisinde yetkili organlara üyelerin belirlenmesi için gerçekleştirilen seçim sonuçlarının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Rekabetin yumuşak koşullarda yaşandığını belirtti. Bu durumun partinin belirlediği hedeflere doğru ilerlemesine katkı sağlayacağı değerlendirmesinde bulundu. DİKO’dan ihraç edilenlerin pişmanlık duymaları halinde geri dönebileceklerini de dile getirdi.
.

HARAVGİ gazetesinin bugünkü ana haberi hellim konusunda yapılan gafa ilişkin iki araştırmanın gündeme gelmesi. Gazeteye göre Londra mahkemelerinde Kıbrıs helliminin menşeinin kayda geçirilmesi olgusunu belirleyecek bir davanın görüşülmesi sırasında Bakanlığın temsil edilmemesinde yanlışın ve sorumluğun kime ait olduğunun belirlenmesi konusunda iki araştırma başlatıldı. Güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre Başsavcı bir mektup göndererek yetkili Bakanlıktan izahat istedi. İçte de denetim mekanizması harekete geçirildi. Konuyu araştırmak için bir araştırmacı atandı. Söz konusu davaya Kıbrıs’ın temsilci göndermemesinin bir bedeli olabileceği üzerinde duruluyor. Konuyla ilgili Ticaret Bakanlığı alt üst olmuş durumda. Davanın temyiz mahkemesine taşınmasının da binlerce euroya mal olacağı görüşü var. Hatırlanacağı üzere söz konusu dava Britanya Gıda ve Tarım konularından yetkili bakanlığın Kıbrıs’ın hellimin Kıbrıs menşeli ürün olarak kaydedilmesine yönelik itirazı ile gündeme gelmişti. Britanyalı hellim üreticileri Kıbrıs’ın talebinin Avrupa Birliği tarafından kabul edilmesinin kendileri açısından yıkım olacağı görüşündeler.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Cumhurbaşkanı Anastasiadis AKEL’in eller bağlı gelişmeleri izlemek yerine Türkiye’de seçimlere kadar geçecek sürenin değerlendirilmesi gerektiği görüşünü reddederek Kıbrıs sorunundaki hareketsizliğin sorumluluğunun tümünü Türkiye’ye yükledi. Cumhurbaşkanı dün yaptığı bir açıklamada “ Çoğu şey bizim ne yaptığımıza, Genel Sekreterin Kıbrıs sorununda özel görevli atanmasıyla ilgili bizim ne istediğimize değil Türkiye’ye bağlıdır.” dedi. Cumhurbaşkanı, Başpiskopos Hrisostomos’un Kıbrıs Kilisesinin kuruluş yıldönümü nedeniyle Azizler Konseyi’nde verdiği yemeğe giderken gazetecilerin DİSİ Başkanı’nın Türkiye’deki seçimler sonrası Kıbrıs sorununda hareketlenme olacağı yönündeki iyimserliğini paylaşıp paylaşmadığı sorusunu yanıtlarken “ Bu seçimler sonrası bazı gelişmeler olabileceği yönünde bir değerlendirmedir. “ dedi. Cumhurbaşkanı özünde bu değerlendirmeyi benimsediğini ortaya koyan bir yanıt verdi ve Türkiye’nin izlediği taktiklere ve sonuç olarak çıkmazın daha da uzamasına atıfta bulundu. Bir gazetecinin gelişmeler yaşanması için Türkiye’nin önce Genel Sekreterin özel görevli atamasına onay vermesi gerektiği tespitine karşı da “şüphesiz” dedi. Devamla da bu noktada “Genel Sekreter ikinci kez isim veriyor. Birincisi reddedildi, ikinciye ise yanıt vermeyi geciktiriyorlar. Sonuç olarak Genel Sekreter tarafından ortak zemin olup olmadığını belirleme anlamında uygun hazırlık yapılamıyor. Genel Sekreter karar alamıyor” dedi. Cumhurbaşkanı Kıbrıs sorununda yeni bir uğraşının başlaması için Türkiye’nin tahriklerinin durması gerektiği yönündeki açıklamasının hatırlatılıp Türkiye’nin yeni tahriklerde bulunma hazırlığı içinde olduğunun belirtilmesi üzerine de olayların önünde gidilmemesi gerektiğine dikkat çekti. “Genel Sekreterin tercihini göreceğiz. Aynı anda Türkiye’nin faaliyetleriyle orantılı ne kadar olumlu ya da olumsuz olduğunu göreceğiz” dedi.

ALİTİA gazetesinin bugünkü ana haberi Üsküp sorunuyla ilgili gelişmeler. Gazeteye göre Üsküp’ün adı ile ilgili Yunanistan’da hızlı gelişmeler yaşanıyor. Zoran Zaef dün Aleksis Tsipras ile 15 günlük bir gecikmeyle konuya ilişkin bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Konuya ilişkin Atina’dan çelişkili bilgiler geliyor. Bazı kaynaklara göre sorun çözülüyor bazı kaynaklara göre ise ülke siyasi krize gidiyor. Yunanistan Savunma Bakanı ve ANEL Başkanı Panos Kammenos konuyla ilgili bugün basın toplantısı düzenleyeceğini açıklamıştı. Yunan basına göre Kammenos’un basın toplantısını ANEL merkezinde düzenleyeceğini duyurması ilgi çekici. Ana sorun “Makedonya” adına karşı oy verip krize mi yol açacağı yoksa Tsipras’a destek mi vereceği. Zaef ile Tsipras bugün yeniden görüşecek ve Nikos Kocas’a göre taraflar “Üst Makedonya” adı üzerinde anlaşacaklar.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesinde olası gerginlikleri önlemek amacıyla Kıbrıs Cumhuriyeti tüm zorunlu diplomatik ve siyasi girişimleri üstlendi. Amerikan şirketi Exxon Mobil 10. Parselde iki sondaj için hazırlıklarını yaparken Türkiye de “Fatih” adlı sondaj gemisini Doğu Akdeniz’e göndermiş durumda. Türkiye de iki sondaj ön açıklaması yaptı. Türkiye’nin sondaj için belirlediği alan Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesinde değil ancak Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına şüpheyle yaklaşıyor ve belli bir anda Kıbrıs’a ait alanlarda da sondaj çalışmasına gireceğine kesin gözüyle bakılıyor. Geçen hafta Waşington’a giden DİSİ Başkanı Averof Neofitu’nun ele aldığı konular arasında enerji konusu da vardı. Neofitu’ya göre Türkiye Exxon Mobil’in sondaj çalışmalarını engellemeyecek. Bu yönde girişimde bulunması halinde ise Amerikalıalr buna müsaade etmeyecek. Neofitu bu arada bu yönde hareket ortaya koyamayacak olan Türkiye’nin Kıbrıs Münahsır Ekonomik Bölgesi içinde tamamı ile yasadışı bir sondaj çalışması yapabileceği değerlendirmesinde de bulundu.

Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:32

Son Haberler

22 Ekim
Yabancı işadamlarına terör saldırısı hazırlığı yaptığı iddia edilen Azeri’nin davasıyla ilgili yeni bir tutuklama daha geldi
13:29
Sabahın erken saatlerinde Tillyria'daki Kato Pyrgos sahilinde 41 göçmen bulundu
13:29
Weber: Pandora Belgeleri'nde adı geçen kişilerin masumiyet karinesine saygı gösterilmesi gerekiyor
13:27
Atina'dan Ankara'nın tehditlerine cevap geldi
13:26
Basın Özetleri 22.10.2021
13:13
ABD'li milletvekileri Biden yönetimini Türkiye'ye askeri teçhizat satmamaya çağırıyor
08:49
Dün 144 yeni vaka kaydedildi
08:48
AB liderler zirvesinde bugün göç konusu ele alınacak
08:47
21 Ekim
Ankara Doğu Akdeniz'de ipleri germeye devam ediyor
13:43
Nautical Geo araştırmalarına bugün devam ediyor
13:42
Mısır'da trafik kazası: 19 kişi hayatını kaybetti
13:41
Atina'da Kıbrıslı öğrencilerin oturduğu kafeteryaya yapılan saldırıda bir Kıbrıslı öğrenci yaralandı
13:40
Tüm haberler

Video on Demand