14/1/17

FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi Türkiye Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan'ın dün Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak ifade ettiği görüşleri. Gazeteye göre Erdoğan işgal bölgelerinin geri verilmesini toprakta karşılığa bağladı. Dün tavır ortaya koyarken Mağusa'nın kapalı bölgesinin Kıbrısrum tarafına verilmesine karşı Kokkino bölgesi ile Omorfo'nun birleştirilerek Kıbrıstürk tarafına verilmesini istedi ve bu hiç de rast gele bir tavır olarak ortaya konmadı. Türklerin Anadolu türü pazarlık anlayışları temelinde al-ver mantığı çerçevesinde gündeme getirildi. Bu somut ifadenin kendi bir hikayesi de var. Bu tavırla Erdoğan ilk olarak Türk tarafının toprak konusundaki çerçevesini ortaya koyuyor. "Karpazı ve kıyı şeridini beklemeyin " diyor. İkinci olarak da Kokkino bölgesine atıfta bulunması da Omorfo ve Kokkino bölgesinin birleştirilmesi Pirgo-Dillirga bölgelerinin oluşturucu Kıbrıstürk devleti denetimine verilmesi anlamına geliyor. Burada niye Kokkina sorusu gündeme geliyor. İşgal ordusu sn dönemler de bu bölgedeki tesislerini geliştirdi. Kıbrıs Cumhuriyeti'nden de kolaylıklar istedi ancak bu talepleri reddedildi. Bu ret sonrası 250 betoniyer ve diğer malzemeler bölgeye deniz yolundan taşındı. Yapılan değerlendirmelere göre bölgenin geliştirilmesi Türk tarafının çözüm durumunda Kıbrıs'ta kurmak istediği üsle bağlantılı. Türk önerisine göre bu üs egemen olacak ve buraya 2.500 asker yerleşecek. Erdoğan bu açıklamaları son 24 saat içerisinde beşli konferansın sona ermesi sonrası yaptı. Erdoğan Türkiye'nin her zaman için garantilerle ve askerleriyle Kıbrıs'ta kalacağı mesajını geçmek istiyor. Bu arada Erdoğan Konfersta takındığı tavır nedeniyle Yunanistan'ı da suçladı. Buna yanıt veren Yunanistan Başbakanı Nikos Kocas ise Cenevre'yi kendisinin değil Suriye ve anayasal düzenlemeler gibi daha başka önemli işleri olduğunu söyleyen Türk tarafının olduğunu söyledi.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Cenevre konferansının " çöküşünden" Yunanistan Dışişleri Bakanını sorumlu göstermek isteyen mekanizmayı Cumhurbaşkanı Anastasiadis dün akşam sert bir biçimde durdurdu. Bazı siyasi kişilerden ve teknokratlardan Kocas'a yönelik kabul edilemez atıflarda bulunuldu. Oysa Kocas süreçte Cumhurbaşkanı'nın yanında durarak Mevlüt Çavuşoğlu'nun dile getirdiği Türk tezlerine karşı Kıbrıs'ın tezlerini güçlendirmişti. Cumhurbaşkanı Anastasiadis dün bazı somut politikacıların dolaşıma soktuklarının dedi kodu olduğunu söyledi. Kıbrıs Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanı ve Yunanistan Dışişleri bakanı arasında hiç bir yanlış anlama olmadığını baştan sona mutlak bir işbirliği içinde olduklarını belirtti. Cumhurbaşkanı, Kocas ile aralarında sorun olmadığını göstermek için dünkü basın toplantısı sonarsı Kocas'ın yanına gitti. Yunanlı Bakan ile çıkmazın sorumluluğunu kendisine yükleyen AKEL ve DİSİ liderleri arasında yaşanan bir olayı da görüştüler. Kocas'ın Averof ve Kipriyanu'dan özür dilemelerini istedi. Bu arada Cumhurbaşkanı Anastasiadis'in Perşembe akşamı Konsey üyelerine bilgi verirken süreçte sorumluluğun Türk, Britanyalı ve Eide'da olduğunu söylediği, Eide'nin bu iki ülke yetkilileriyle birlikte Türk askerinin adada kalmasını sağlayacak formüller aradığını belirttiği öğrenildi.

SİMERİNİ gazetesinin bugünkü ana haberi " Türkiye'den garantisini geri çekmesini beklemeyin" başlığı altında. Gazete bu haberinde Türk tarafının Mağusa'ya karşı Omorfo'yu istediklerini, Erdoğan'ın Türk ordusunun geri çekilmesinin söz konusu olmadığını söylemesini, bire iki dönüşümlü başkanlığı talep ettiğini ve Omorfo ile Kokkina bölgesinin birleştirilmesini istediğini öne çıkarıyor.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Siyasi partiler Cenevre Konferans sonuçlarını farklı yorumladılar. DİSİ ve AKEL olumlu gelişmelere dikkat çektiler. Tarafların ilk kez masaya harita koymalarını ve ilk kez güvenlik ve garantiler konularında müzakerelere başlandığının altını çizdiler. Buna karşı merkezdeki siyasi partiler sorunu yanlış ele aldığı iddiası ile Cumhurbaşkanı Anastasiadis'e ağır eleştirilerde bulundular.

POLİTİS gazetesinin bugünkü ana haberi Cenevre Konferansı sonrası durum. Gazeteye göre konferansa verilen ara Yunanistan ve Türkiye'ye müzakerelerde yaşananlar ve çözüm konusunda iradeye sahip olup olmama konusunda karşılıklı olarak birbirlerini suçlama alanı yarattı.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Cumhurbaşkanı Anastasiadis'in Konferansın son oturumundaki müdahalesiyle sahne değişti. Üç garantör ülke dışişleri bakanlarının ortak bir çalışma grubu kurma konusunda ön anlaşmaya vardıklarını öğrenen Anastasiadis Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ve diğerlerinin devre dışı bırakılamayacağını belirtti ve sonuçta konferansın başladığı şekliyle devam etmesi kararı alındı.

HARAVGİ gazetesinin bugünkü ana haberi "Çarşamba gününe kadar yoğun çalışma " başlığı altında Kıbrıs sorunu. Gazeteye göre soruları ve endişeleri inceleyecek olan çalışma grubu işe başlıyor. Buna paralel sorunun iç yanlarında taraflar arasında daha da ileri boyutta görüş birlikleri için müzakereler devam edecek.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-AKEL Kıbrıs sorununda anlaşma perspektifinin var olduğu görüşünde. AKEL Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu somut müzakere ve toprak konusunda antlaşma için koşullar yarattığı için iki tarafın eş zamanlı harita sunumunun olumlu olduğunu söyledi. Stefanu buna ilaveten güvenlik ve garantiler konusunun da ilk kez tartışılmaya başlanmasını da olumlu gördüklerini ifade etti. Cenevre’deki tartışmalarda, özellikle de yönetim başlığında ilerlemeler sağlanmasının cesaret verici olduğunu not etti. Kıbrıs sorununun iç yanlarında farklılıkların giderilmesi için daha çok çalışmaya gerek duyulacağını belirtti. Stefanu, diyalogun Cenevre sonrası devam edecek olmasını da AKEL’in olumlu olarak değerlendirdiğini ifade etti.

ALİTİA gazetesinin bugünkü ana haberi Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'in Cenevre sürecini değerlendirdiği basın toplantısı. Gazeteye göre Cenevre Konferansının tamamlanmasından sonra yaptığı ilk açıklamalarda, Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrısla ilgili Konferans ve Birleşmiş Milletler açıklamalarının, 1960 yıllarında adada geçerli olan güvenlik koşullarının köklü değişimi için gerekli koşulları yarattığını söyledi. Cumhurbaşkanı ilgili bir soruya “Birleşmiş Milletler açıklamasında, güvenlik ve garantiler konusunda, her iki toplumun beklentilerine yanıt veren ve özellikle, birisinin güvenliğinin diğeri için tehdit oluşturmaması yönünde, her iki tarafın da, ortak kabul edilir bir çözüm bulunmasını kabul etmiş olmaları, uzmanlar heyetine, 1960 yılları temelinde, güvenlik konularında tüm geçerli olanları kökten değiştirme perspektifi, ama aynı zamanda, başvuru şartları yaratmaktadır” yanıtı verdi. Anastasiadis açılış konuşmasında, kendisinin, 1 Aralıkta, iki hedefi başarabilmek yönünde “sorumluluk kararı” aldığını belirtti bunları da 1: tartışmanın nereye gideceği belirsiz olacağı ve uzun sürecek bir çıkmazın önlenmesi ve 2: toprak, güvenlik ve garantiler gibi belirli başlıklarda, Kıbrıs Türk tarafının ve özellikle Türk tarafının niyetlerinin açıklık kazanması olduğunu söyledi. Anastasiadis, “Cenevre Konferansı sonuçları, kararın doğruluğunu gösterdi. Dört başlığın tartışılmasının devamı aracılığıyla bir ilerleme kaydedilerek ilk hedef başarıya ulaştı. Tabii bununla, bu gelişmelerin tüm beklentilerimizi yanıtladığını söyleyemeyiz” dedi. Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk tarafının, 1974`ten sonra ilk defa, işgal altında bulunan önemli bir bölümün Kıbrıs Rum yönetimine verileceğini belirten bir harita sunduğunu kaydetti ve“Haritanın, tüm beklentilerimizi karşılamadığını vurgulamak istiyorum. Buna rağmen, hedeflenen sonuca ulaşabilmek amacıyla, bizim sunduğumuz toprak ayarlamasıyla ilgili haritaların, müzakere temelini oluşturduğunu söyleyebiliriz” dedi. Cumhurbaşkanı, Birleşmiş Milletler'in eşliğinde, Kıbrıs konusunda ilk defa gerçekleştirilen, en üst seviyede, çok taraflı bu Konferansta, Türkiye`nin ilk defa, garantilerin iptali ve işgal askerlerinin adadan çekilmesiyle ilgili olarak, Kıbrıs Cumhuriyeti ile diyaloğa girdiğine dikkat çekti. “Kıbrısla ilgili Konferansın devamı kararı, güvenlik, garantiler ve çözümün uygulanması konularında, Kıbrıs halkının beklentilerine cevap verecek çözüm arayışı yönünde sağlam bir diyalog başlangıcı teşkil etmektedir. Birleşmiş Milletler duyurusu da bu yöndedir. Konferansın huzurunda bulunan tek tamamlanmış ve kapsamlı öneri, bizim tarafımızdan sunulan ve tüm katılımcıları düşündürmeye neden olan öneridir” dedi. Gazetecilerin sorularını yanıtlamaya devam eden Cumhurbaşkanı, 18 Ocakta başlayacak olan uzmanların çalışmaları için bir tamamlama takvimi olmadığını söyledi. Başka ilgili bir soruya, Anastasiadis, Atina ile hiç bir görüş ayrılığı veya farkı olmadığını ve Yunanistan ile aralarında bir yanlış anlaşılma bulunmadığını vurguladı. Kıbrıs sorunu için bir umut olup olmadığıyla ilgili bir diğer soruya Anastasiadis, “eğer Türkiye işbirliği yapmak istemeseydi, müzakere masasında bulunmayacaktı. Umut başka şey, sonuç başka şey” dedi. Avrupa Birliği`nin rolüne de değinen Cumhurbaşkanı, “Tabii ki Avrupa Birliği`nin de söz hakkı var. Çözüm ne olursa olsun, Avrupa müktesebatı ve Avrupa Birliği güvenlik politikaları ile uyumlu olmalıdır” dedi.

Τελευταία Ενημέρωση: 05 Şubat 2021 - 13:22

Son Haberler

21 Nisan
Papadopulos: Cumhurbaşkanı Çavuşoğlu ile olan ses kaydını yayınlamalı.
17:00
AKEL Genel Sekreteri, Cumhurbaşkanı Anastasiadis’e yönelik eleştirilerde bulundu.
16:59
Neofitu: Avrupa Birliği'nin Cenevre'deki gayri resmi 5li zirvede bulunması önemli.
16:55
Pandemiyle ilgili durum daha kötüye giderse tedbirler daha da sıkı hale getirilebilir.
16:52
Türkiye Dışişleri Bakanı: 'İki devletli çözümün müzakere edilmesi gerek'
16:50
Anastasiadis&Mitsotakis: Görüşmelerin çerçevesi Güvenlik Konseyi kararları tarafından belirlenmiştir.
16:03
Johnson & Johnson aşısı, yarın veya Pazartesi gününden itibaren Kıbrıs'ta yapılmaya başlanıyor.
16:02
Hristodulidis: Kıbrıs sorununun çözüm temelinin değişmesinin söz konusu değil.
15:49
Koronavirüse karşı aşılama programı hızlandırılıyor.
15:46
Büyük baskı altında bulunan devlet hastanelerindeki durum kritik
15:45
Karagiannis: Durumun daha da kötüye giderse daha katı önlemler alınabilir.
15:44
basın özetleri 21.04.21
12:57
Tüm haberler

Video on Demand