16/3/16

FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi 2008 yılında helikopter alımıyla ilgili iddialar. Gazeteye göre Başsavcı Kostas Kliridis üçü orduya ikisi de polise olmak üzere alınan beş helikopterle ilgili önüne veriler konması durumunda cezai soruşturma başlatmaya hazır. Kostas Kliridis Filelefterosa yaptığı açıklamada önüne konacak verilerde alım sırasında komisyon alındığına dair göstergelerin olması durumunda helikopter alımına ilişkin geniş çerçevede tüm parametreleri ele alacağını ifade etti. Bu arada Sayıştay Başkanı Odiseas Mihayilidu konuyla ilgili sekiz belge ve bir raporu sunma hazırlığında . Mihayiludu bu arada ilk kez "fotoğraflı ihale" olgusuna dikkat çekti. Bu süreçte bugün Meclis ve Başsavcı arasında gerçekleştirilecek toplantı konuya ilişkin bundan sonraki gelişmeleri de etkileyecek. Sayıştay ise konunun iki yanı olduğu görüşünde. Biri helikopterlerin alım sürecinde Meclis'in o dönemin Sayıştay başkanı Hristatla Yorgacis tarafından yanıltılması.Bu yanla ilgili söz sahibi Meclis olacak. Diğer yanı ise kamunun para kaybetmesi sonucunu doğuran herhangi bir kişinin yolsuzluğundan kaynaklanacak cezai sorumluluk. Bu konuda karar yetkisi de Başsavcıya ait.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

-Kıbrıs Cumhuriyeti, dün Cumhurbaşkanı aracılığıyla Türkiye sorumluluklarını yerine getirmediği sürece daha önce dondurmuş olduğu beş başlığın açılmasına onay vermeyeceğini bir kez daha net olarak ortaya koydu. Dün Cumhurbaşkanı ile görüşen Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk da müzakere başlıklarının açılması için yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğine ilişkin Lefkoşa'nın mesajlarını daha sonra gittiği Türkiye'de Türk Hükümet yetkililerine iletme sorumluluğu üstlendi. Tusk, Türk yetkililere bu yönde bir adımın Türkiye için olumlu bir görünüm yaratacağı görüşünü de ifade edecekti. Tusk, dün, Lefkoşa'ya diğer üye ülkelerin Türkiye ile anlaşmaya engel çıkarmayacakları görüntüsü getirdi. Bilgilendirme niteliği olsa da bu Kıbrıslı muhataplarının kulağına endişe verici olarak geldi çünkü Kıbrıs, Avrupa Konseyi zirvesinde yalnız kalabilirdi. Gelinen noktada Lefkoşa ortakları ile açık telefon hattı tutuyor ve edindiği izlenim pozisyonlarında destek bulduğu yönünde. Nitekim Avrupa Birliği Dönem Başkanlığını yürütmekte olan Hollanda Dışişleri Bakanlığı da "Kıbrıs sorunun çözümü ve müzakere başlıklarının açılması eş zamanlı olmalıdır" görüşünü ifade etti. Bu görüş Lefkoşa'nın da görüşü. Bu arada Donald Tusk dün Cumhurbaşkanı Anastasiadis ile görüşmesi sonarsı yaptığı açıklamada Kıbrıs'a baskı yapmak için değil Lefkoşa'nın görüşlerinin dinlemek için geldiğini söyledi. Türk önerisinin üye devletlerin tümü ve Avrupa Birliği'nin kurumları tarafından kabulü için dengelenmesi gerektiğine dikkat çekti. Avrupa Birliğinin 28 üye ülkeden oluştuğunu ve Kıbrıs'ın da Birlik içerisinde Almanya, Fransa ve diğer ülkeler kadar değerli olduğunu belirtti. Herhangi bir üçüncü ülkenin asla Birlik üyesi bir ülkeden daha değerli olamayacağının altını çizdi.

HARAVGİ gazetesinin bugünkü ana haberi Hükümet'in Kıbrıs Telekomünikasyon Kurumu'nu özelleştirme uğraşıları . Gazeteye göre Telekomünikasyon Kurumu'nu özelleştirme konusu dün Meclis'te ilgili Komisyonda ele alındı. Komisyonda konuşan Devlet Katkıları Denetleme Mukayyiti özelleştirme durumunda Kurum çalışanlarının haklarının güvenceye alınmasının devlet desteği olarak değerlendirilme olasılığını gündeme getirdi. Devlet Katkıları Denetleme Mukayyiti Theofanis Theofanu böyle bir durumda devletin izahat vermeye çağrılacağını belirtti. Konuya ilişkin gerekli bilgileri aylarca önce Maliye Bakanı'na ve Özelleştirme Mukayyitliğine yazılı olarak bildirdiğini de ifade etti. Theofanus devlet desteği olarak görülmesi için dört neden olduğuna dikkat çekti. Bunlardan ilkinin ve en önemlisinin Kurumun özel şirketler hukukuna bağlanması sonrası emeklilik fonunun üstlenilmesi olduğunu söyledi. İkinci olarak da gönüllü işten ayrılma programını, üçüncü olarak çalışanlara parasız hisse senedi verilmesini ve dördüncü olarak da var olan toplu sözleşmenin geçiş döneminde yeni şirketi bağlayıcı hale getirilmesini belirtti. Bu koşullarda Kıbrıs Telekomünikasyon Kurumu ile rekabet halinde olan bir şirketin yargıya başvurması durumunda Hükümetin bu yasa tasarısını geri çekme zorunda kalacağına vurgu yaptı. Bu yönde verilen görüş sonuçta Hükümet'in konuya ilişkin planlamalarını çökertti. Kâr getiren yarı resmi bir kamu kuruluşunu elden çıkarma yönünde amatörce davrandığını da ortaya koydu.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

- Greve giden hastabakıcılar çeşitli şantaj ve tehditlerle karşı karşıya. Grev kararı alan sendika üyelerine daha grevlerinin ilk gününde soğuk savaş açıldı. Grevcileri korkutmak amacıyla başka çalışma yerlerine nakledilecekleri dahası işten çıkarılacakları şantajları gündeme getirildi. Birçok hasta bakıcı sözleşme ile çalıştırıldığından işten durdurma en çok kullanılan korkutma aracı oldu.

ALİTİA gazetesinin bugünkü ana haberi Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk'un dün Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ile gerçekleştirdiği görüşme. Gazeteye göre Lefkoşa dün bir kez daha Türkiye kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden dondurmuş olduğu müzakere başlıklarını açmasının söz konusu olmayacağı yönünde değişmez tavrın yineledi ve topu Türk sahasına attı. Lefkoşa bu konuda adım atmak için Türkiye'nin müzakere çerçevesi ve Ankara Protokolü temelli yükümlülüklerini yerine getirmesi koşulunda ısrarlı. Cumhurbaşkanı Anastasiadis dün Avrupa Konseyi Başkanı Tusk'ın bu tavrı Ankara'ya da iletmesini istedi. Cumhurbaşkanı bu tavrıyla Lefkoşa'dan tavır değişikliği bekleyenlerin beklentilerine yanıt vermezken Tusk'un da desteğini ve bu koşullara kendisini "uyumlaştırmasını" sağladı. Tusk ile görüşmesi sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Anastasiadis, Başkan Tusk'a, mülteci krizinin sorumluluğunu Kıbrıs'ın omuzlarına kaydırmanın haksızlık ve zarar verici olduğunu söylediğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Başkan Tusk'a, Ankara Protokolü'nde ve Müzakere Çerçevesi'nde ifade edilen yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Türkiye'yle ilgili herhangi bir faslın açılmasına razı olma niyetinde olmadığını ilettim” dedi.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

-Koşi atık toplama ve işleme merkezindeki yolsuzluk iddiaları soruşturması çerçevesinde hakkında sekiz gün tutuklama kararı verilen Larnaka Belediye Başkanı Luricadis, İçişleri bakanı Sokratis Hasikos'un bu süreçte görevini devretmesi çağrısına olumlu yanıt verdi ve dün polis soruşturması sonuçlanana dek görevini ifa etmeyeceğini duyurdu. Bu gelişme sonrası Larnaka Belediye Başkanının görevlerini yardımcısı Petros Hristoduludu üstlendi.

POLİTİS gazetesinin bugünkü ana haberi Baf ve Koşi atık toplama merkezlerinde yapıldığı ileri sürülen yolsuzluklarla ilgili gelişmeler. Gazeteye göre bu iki merkezde işletmeci olan "Helector" firmasının Genel Müdürü Yannis Kokocis'in ifade sürecindeki tavrını şirketin eski Genel Müdürü Dimitris Yannopulos'un da izlemesi bekleniyor. Yannopulos'un avukatı aracılığıyla Kıbrıs'a gelip soruşturma ekibiyle işbirliği yapma arzusunda olduğu mesajını Lefkoşa'ya ilettiği alınan bilgiler arasında. Bazı haber kaynaklarına göre Yannopulos bugün adaya gelebilir. Yannopulos'un vereceği ifadenin 2003-2006 döneminde bu merkezlere ilişkin yaşananlar konusunda aydınlatıcı olması bekleniyor. Bu arada Kıbrıs Cumhuriyeti, "Helector- şirketiyle işbirliğinin tam olarak kesme eğilimi içerisinde ve konunun detaylarını araştırıyor.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

-Hastabakıcıların grevi nedeniyle hastahaneler sorunlar yaşıyor. Kamu Çalışanları Sendikası'na üye hastabakıcıların greve katılmamasına ve Sağlık Bakanı'nın önceden gerekli planlamaların yapıldığı açıklamasına rağmen grevin ilk gününde sorunlar yaşanmaya başlandı. Lefkoşa Hastahanesinde dokuz ameliyathaneden sadece ikisi açık ve bunlar da 24 saat çalışıyor.

SİMERİNİ gazetesinin bugünkü ana haberi Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonunun onayladığı Türkiye raporu. Gazeteye göre Türkiye'nin değerlendirme raporu dün akşam Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonunda onaylandı. Raporda Kıbrıs sorununda çözüm ve iki eşit oluşturucu devlet tarafından yeri doldurularak öldürülecek olan Kıbrıs Cumhuriyeti anlayışı hakim. Raporda Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iki bölgeli iki toplumlu federasyona dönüşümü ifadesi gri alanları ortadan kaldırmıyor. Uluslararası hukuka göre "dönüşüm" var olanın devamı yerine ardılının bunun yerini alması da olabilir. Raporda yapılan değişikliklere rağmen bakir doğum devre dışı kalmadı. Raporda bu arada Avrupa müktesebatını çözümden hemen sonra uygulamaya koyacak oluşturucu Kıbrıstürk devletine de atıfta bulunuldu. Avrupa Halk Partisi'nden gölge raportör Reneta Zomer bu atfı benimsemediklerini açıkladı ve Kıbrıs sorununun çözümünü belirlemenin Avrupa Parlamentosu'nun işi olmadığına vurgu yaptı.

Τελευταία Ενημέρωση: 05 Şubat 2021 - 13:18

Son Haberler

19 Nisan
basın özetleri 19.04.21
13:54
Referans hastanesindeki en genç hasta 26 yaşındaki bir kadın
13:28
Sağlık Bakanı: Önlemleri sıkılaştırmaya niyetimiz yok
13:23
Kousios: Vatandaşlığa kabullerin% 51,8'inin yasadışı değil düzensiz.
13:22
Silvestros: Ölümcül virüs artık toplumun her tarafına yayıldı
09:58
Dün 3 can kaybı ve 852 yeni vaka kaydedildi
09:57
18 Nisan
Tatar: Cenevre’ye iki devletin egemen eşitliği temelinde iş birliğini içeren yeni vizyonla gideceğim
16:45
Kusios: Önümüzdeki dönemde kısıtlayıcı tedbirlerde daha fazla gevşetme yapılmayacak.
16:44
Hristodulidis: Kıbrıs Rum tarafı olumlu bir sonuç için Cenevre’ye gidecek.
16:42
Kolyu: Paskalya bayramı için kısıtlamaların gevşetilmesi olasılığı konusunda çekinceler var.
16:40
Uluslararası diplomaside soğuk savaş atmosferi bulunmaya devam ediyor
14:11
Nuris: Milletvekili seçimlerinde partilerin oy pusulasındaki isimleriyle ilgili ortaya çıkan sorun çözülmeli
14:00
Tüm haberler

Video on Demand