10/10/16

FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi Kıbrıs sorununa çözüm amaçlı müzakerelerde ekonomi başlığında ortaya çıkan sorunlar. Gazeteye göre müzakerelerde yakınlaşmalar yeniden açılırken sorunlar ortaya çıkıyor ve Ekonomi başlığına ilişkin konularda da hazırlıklar gecikiyor. Müzakerelerde kolay bir başlık olarak görülen ekonomi başlığında da siyah deliklerin olduğu ortaya çıktı. Güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre ta baştan euronun, çözümün uygulanmaya konulmasının ilk gününden resmi para birimi olacağı konusunda taraflar arasında anlaşma vardı ancak bu konuda talep edilen hazırlıklara başlanmadı dahi. Bunun yanı sıra çalışmaya devam etmeleri için koşul olan işgal bölgesinde bulunan bankaların portföyleri de değerlendirilmedi. Bu değerlendirme yapılmaksızın bu bankalara izin verilmesi olası değil. Türk tarafı işgal bölgesindeki bankalarla ilgili Uluslararası Para Fonu ile Dünya Bankası heyetlerine veri vermeyi reddediyor. Bu nedenden dolayı Kıbrıs sorununun çözümünün bedeli konusunda bu iki kurumun yapmakta olduğu çalışmalar gecikiyor. Bu iki kuruluş çözümün ekonomisi üzerinde çalışıyor ve işgal rejiminin sakladığı verilere ulaşamamaları durumunda varacakları sonuçlar da eksik olacak. Rejim her tür işbirliğini reddederken Türkiye'ye olan borçların büyüklüğünü de saklıyor. Bunların ötesinde vergiler ve gümrükler konusunda da gerekli hazırlık yok. Bütçenin onaylanması başlığı da açık. Kıbrıstürk tarafı bütçenin onayı için özel çoğunluk talep ediyor. Bu da her toplumdan en az sekiz parlamenterin olumlu oyu anlamına geliyor. Kıbrısrum tarafı ise buna karşı basit çoğunluk için her toplumdan beş parlamenterin olumlu oyunun yeterli görülmesini düşüncesinde. Farklı bir durumda sorunlar yaşanacağı ve çıkmaza girileceği görüşünü savunuyor. Borçların yönetimi ve Avrupa Birliği yapısal fonları için mekanizmalar konusunda da taraflar arasında görüş ayrılıkları var. Bu süreçte Kıbrıstürk tarafının Merkez Bankası Yönetim Kurulu'nun bileşenine ilişkin görüş değiştirdiği de görüldü. Borçların yönetimi konusunda taraflar arasında çakışma vardı ve bu da federal hükümetin ve oluşturucu devletlerin borçlarını izlemek için federal düzeyde bir mekanizmanın varlığını öngörüyordu. Uluslararası Para Fonu bu konuda şimdi bir tek yapının oluşturulmasını önerdi. Fonun bu önerisi ışığında Kıbrısrum tarafı var olan yakınlaşmayı daha da ileri götürmek amacıyla borçları yönetecek federal bir büronun yetkilerini netleştirmek için ileri adım attı. Bunu yaparken amacının kamu ekonomisinde disipline yardımcı olmayı ve aşırı borçlardan kaçınmayı sağlamak olduğunu belirtti. Buna karşı Kıbrıstürk tarafı Uluslararası Para Fonu'nun önerisinin Kıbrıs koşulları ile uyumlu olmadığı görüşünü ileri sürdü. Devletin federal yapısının birçok yapıyı ve düzeyi içerdiğini belirterek Fon'un önerisini reddetti ve ilk çakışan görüşte ısrarını sürdürdü. Bu arada Merkez Bankasının yönetiminde Kıbrıstürk tarafı 2:1 oranı ile uyuşmuyor. Yeni Türk önerisine göre Yönetim Kuruluna beş kişi katılacak. Başkan, Başkan Yardımcısı, bir Kıbrıslırum üye, bir Kıbrıslıtürk üye ve bir de yabancı. Buna karşı Cumhurbaşkanı Anastasiadis 2.1 oranı dışında bir olguyu kabul etmeyeceğini net bir biçimde ifade etti. Taraflar arasında Bir diğer sorun da Avrupa Birliği'nden gelecek sermayenin federal düzeyde yönetimi konusunda çakışma olmasına rağmen Kıbrıstürk tarafı bu kuruma ve Avrupa Birliği yapısal fonları ile ilgili kararlara oluşturucu devletlerin de katılımını talep etmesi. Kıbrısrum tarafı ise buna karşı toprak düzenlemesine girecek bölgelerin geri kalan bölgelerle aynı uygulamaya dahil olup olmayacaklarına pratikte görülmesini önerdi.

ALİTİA gazetesinin bugünkü ana haberi "Omorfo Kırmızı çizgi" başlığı altında. Gazeteye göre toprak konusunun ele alınışının arifesinde Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis kağıtlarını açtı ve Omorfo'nun Kıbrısrum yönetimine verilmesinin koşul olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı dün Omorfolular yürüyüşünde konuşurken "Kıbrısrum yönetimi altında bulunması gereken bölgeler Omorfoyu da kapsamadan olamaz. Buradaki varlığım kabul edilebilir bir çözümün bir parçası olmayı içereni talep etmede kararlılığımın bir ispatıdır" dedi. Cumhurbaşkanın bu somut zaman diliminde işgal karşıtı bir etkinlikteki bu ifadesi Omorfo konusunda karşı tarafa çok net bir uyarısı ve Omorfo'nun Kıbrısrum tarafının kırmızı çizgisi olarak görüldüğü şeklinde algılandı. Cumhurbaşkanı konuşmasında toprak düzenlemeleri yapıldığında doğal olarak bir kısım nüfusun da yerinden hareket etme gerekliliğinin gündeme geleceğini de belirtti ve bu kesim için de yeterli ve tatmin edici çözümler bulunması gereğine dikkat çekti. "Kıbrıslırumların evlerini terk etme durumunda kalacaklara konut alanı bulunmalıdır" dedi. Cumhurbaşkanı konuşmasında, kendilerinin arzuladıkları çözümün geride kazanan ve kaybeden bırakmayacağını, her iki toplumun da endişe ve duyarlılıklarının dikkate alınacağını ve Kıbrıs'ın etnik, dini, kültürel ve diller açısında işbirliğinin bir örneğine dönüşeceğini de ifade etti. Bu süreçte karşılaştıkları zorlukları ve görüş ayrılıklarını gizlemeyeceklerini, halının altına süpürmeyeceklerini dile getirirken " Ancak bunların bizi sürüklemesine de müsaade etmeyeceğiz. Çünkü ben inanıyorum ki en sonunda akılcı yaklaşımlar ağır basacak ve paylaşım ruhu hakim olacaktır" vurgusu yaptı.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Başpiskopos Hrisostomos dönüşümlü başkanlık konusunun Kilise için kırmızı çizgi olduğu mesajı verdi. Başpiskopos Avrupa Birliği Ortodoks Kiliseler liderlerinin katılımıyla düzenlenen dini törende konuşurken “ %18 bir nüfusun hangi ülkede Cumhurbaşkanı seçtiği bana söylensin ben de o zaman Mustafa Akıncı’ya oy vereceğim” dedi. Türkiye’nin amacının Kıbrıs’ı taksim etmek olduğu uyarısında bulundu. Ancak Kıbrıslırumların imzası olmadan Türkiye’nin bunu başaramayacağı görüşünü de dile getirdi. Sahte devletin sahte devlet olarak kalması için direnilmesi gerektiği üzerinde durdu. Göçmenler haklarını elde etmeden ve adaya yasadışı taşınan nüfus adadan ayrılmadan referandumun geçmeyeceği değerlendirmesinde bulunan Başpiskopos, Kıbrıs’ta gerçekliğin göçmenlerin evlerinden ve taşınmaz mallarından başka bir şey olmadığına vurgu yaptı. Başpiskopos “bunlar bizimdir ve ne kadar zaman gerekirse gereksin, bunları Avrupa Mahkemesi’nin kararı ile de olsa geri alacağız” dedi. Başpikopos Hrisostomos Kilise’nin Brüksel’e, Waşington’a ve Moskova’ya sadece Kıbrıs sorununu değil Doğu Akdeniz’de barışı da ileri götürmeleri çağrısında bulunduğunu da belirtti.

POLİTİS gazetesinin de bugünkü ana haberi "Toprak konusu Omorfo'dan geçiyor" başlığı altında Cumhurbaşkanı Anastasiadis'in dünkü Omorfolular yürüyüşünde yaptığı konuşması . Gazeteye göre .

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Sayıştaylık ve Kıbrıs Tiyatro Kurumu yetkilileri bugün bir araya gelip "Antigoni" oyunun sahnelenmesinin mali giderlerini konuşacaklar.

HARAVGİ gazetesinin bugünkü ana haberi AKEL Genel Sekreteri Andros Kipriyanu'nun dün Frenaru'da yaptığı konuşma. Gazeteye göre Anros Kipriyanu dün Türkiye'nin adada kalıcılığın en büyük müttefiki devam eden bölünmüşlük ve işgal olduğuna vurgu yaptı. Kipriyanu bu koşullarda partisinin net bir biçimde yıllardan beridir var olan tezleriyle Kıbrıs sorununun çözümünden yana olduğunu söyledi. AKEL'in tezlerinin müzakere sürecinde doğru ve işler olduğunun teyit edildiğini ifade etti. Bu tezlerin, Türk uzlaşmazlığının Kıbrıs'ı götürmek istediği olumsuz yerlere götürmekten engellediğine dikkat çekti. AKEL'in müzakereleri desteklediğini ancak herhangi bir çözümden yana da olmadığını ifade etti. Kıbrıs sorununa bulunacak doğru çözümün hakları ve özgürlükleri sağlayacak, haksızlığı ortadan kaldıracak güvenliği elde edecek bir çözüm olacağının altını çizdi.

SİMERİNİ gazetesinin bugünkü ana haberi Cumhurbaşkanı Anastasiadis'in Kıbrıs sorunundaki gelişmelere ilişkin halkı bilgilendirecek olması. Gazeteye göre Cumhurbaşkanı çarşamba günü Kahire'den dönüşü sonrası müzakere süreciyle ilgili basın toplantısı düzenleyecek ve müzakerelerde yaşananlarla ilgili halka bilgi verecek. Cumhurbaşkanı'nın basın toplantısı kesin ancak tarihi henüz netleştirilmedi. Bu arada Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Avrupa İşleri Sorumlusu Müsteşar Viktoria Donald da Kıbrıs'a geliyor. Nuland mantıki olarak bu göreviyle adayı son kez ziyaret edecek ve görüşmelerin kritik evresi öncesi taraflarla temaslarda bulunacak. Bu ziyareti değerlendiren Hükümet kaynakları Amerikalılardan Kıbrısrum tarafına herhangi bir baskı uygulanmadığını söylediler. Amerikalıların adada üs kurma konusunda Türk önerisini müzakere masasına koymadıklarına da dikkat çektiler.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Maliye Bakanı Haris Yeorgiyadis Kıbrıs'ın çok kısa bir süre içerisinde yatırım yapılabilir ülke notu alacağını söyledi. Çeşitli temaslar için Waşington'da bulunan Yeorgiyadis Kıbrıs Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada " yatırım yapılabilir ülke puanının 12 derece altına indik ancak şimdi sadece 2 puan gerideyiz" dedi. Yeorgiyadis Kıbrıs'ın nemli ilerlemeler sağladığını ancak geri kalan mesafeyi de kat etmek istediklerini belirtti.

Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:21

Son Haberler

29 Temmuz
Karrotsakis: Hastaların yüzde 95'i aşısız
14:29
"Walk-in" aşı merkezlerinde şu ana kadar 8 bin'den fazla kişi aşı oldu
14:28
Hristodoulidis: Britanya ile ABD arasında Kıbrıs konusunda Güvenlik Konseyi'nde anlaşmazlık yaşandı
14:27
basın özetleri 29.07.21
13:28
Dün gece Kavo Greko açıklarında 14 göçmen taşıyan bir tekne tespit edildi
08:03
Dendias, İrlandalı mevkidaşına Maraş hakkında bilgi verdi
08:03
Dün 2 can kaybı ve 769 yeni vaka kaydedildi
08:02
28 Temmuz
basın özetleri 28.07.21
14:01
Anastasiadis: Yunanistan ve Kıbrıs, sıkı birlik koşulları altında faaliyet gösteriyor
13:37
Devlet'den döngüsel ekonomi benimseycek şirketlere 30 milyon avro
13:36
Palmas: İngilizlerin tutumu ve yönetimi şaşırtıcı değil
13:35
Güvenlik Konseyi üyeleri Kıbrıs sorununun çözümünün temeline net bir şekilde atıfta bulunulmasını talep etti.
13:34
Tüm haberler

Video on Demand