14/1/16

FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi Davos'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile gerçekleştirilmesi beklenen görüşmeler. Gazeteye göre Davos'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Mun ile görüşmelerinde Nikos Anastasiadis ve Mustafa Akıncı'nın beklentileri farklı. Taraflara henüz görüşme daveti yapılmadı ancak her iki lider de bu davetin yapılması durumunda bunu kabul edeceklerini önceden açıkladı. önce Cumhurbaşkanı Anastasiadis'in tavrı sonra da Akıncı'nın onu izlemesi sonrası bu daveti yapması bekleniyor. Genel Sekreterin bu yönde bir niyeti olmasa dahi şimdi Lefkoşa böylesi bir görüşmede "görüşmelerde gerçek durumla " ilgili Genel Sekretere bilgi verme arzusunda. Bu tavır aynı zamanda müzakere süreciyle ilgili aşırı bir iyimserlik ortaya koyma yolunu seçen Birleşmiş Milletler görevlisi Espen Barth Eide'ye yönelik bir şüphe anlamına da geliyor. Eide'nın bu taktiğinin Lefkoşa'yı rahatsız ettiği görünümü var. Karşı cephede ise Mustafa Akıncı beşli konferans ile ilgili haberleri dedikodu olarak nitelese de Yunanistan ve Türkiye başbakanlarının Davos'taki varlıklarını sosyal içerikli dörtlü bir görüşme için değerlendirme arzusunu ifade ediyor. Akıncı " Eğer hep birlikte bir kahve için, askıda kalan bazı konuları tartışmak için bir görüşmesi yapabilsek bu çok yararlı olacak" dedi.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Cumhurbaşkanı Anastasiadis ve Kıbrıslıtürk lider Mustafa Akıncı Yunan-Türk Formu üyelerini Kıbrıs sorunundaki gelişmelerle ilgili bilgilendirdiler ve sorularına yanıt verdiler. Cumhurbaşkanı bu görüşmeyi yapıcı olarak niteledi. "2006 yılından beridir Kıbrıs'ın da yer aldığı Yunan-Türk Formunun cesaretlendirmesi ile çok yapıcı bir görüşme oldu" dedi. Onurlarına verilen yemek sırasında Form üyelerini görüşmelerde sağlanan ilerlemelerle ilgili bilgilendirdiklerini, sorunların nasıl aşılabileceğine ve Kıbrıs halkının tümü ve aynı zamanda Yunanistan ve Türkiye ile Avrupa Birliği- Türkiye ilişkileri için olumlu olacak olası çözüm durumunda geleceğe ilişkin düşünceleri paylaştıklarını belirtti. Yemek sırasında aralarında eski Dışişleri bakanı yaşar Yakış'ın da bulunması nedeniyle Türk tarafından neleri duyduğu sorusuna karşı da Anastasiadis "eskiden duyduklarımı duydum" yanıtını verdi.

SİMERİNİ gazetesinin bugünkü ana haberi bakanların sözleşmeli danışmanları ile ilgili gelişmeler . Gazeteye göre her Bakan'ın artık somur yükümlülükler ve haklarla sözleşmeli olarak çalışacak olan danışmanlarını tazmin etmek amacıyla kullanması için 62 bin Euroluk ödeneği var. Sayıştaylığın ve Devlet Muhasebesinin ilgili gözlemleri sonrası Bakanların danışman çalışma arkadaşlarıyla ilgili yasal düzenlemeye gidildi. Bakanlar Kurulu sekreterinin genelgesine göre her bakan için 62 bin euroluk bir fon ayrıldı. Cumhurbaşkanlığı sarayı için ise rakam toplamda 450 bin euro. Sözleşmeler somut bir zaman dilimi için yapılacak ve sözleşmeli personelin yükümlülükleri ve hakları, yurt dışı seyahatlerde giderleri bunda net olarak ifade edilecek. Bu kişilerin ulaşabilecekleri bilgiler nedeniyle sözleşmelerde gizliliğe dair de madde olacak. Bunun ihlali durumunda kişinin sözleşmesi sona erecek ve tazminat ödemesi de istenebilecek.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Meclis dış ilişkiler ve Avrupa konuları Komisyon Başkanı Averof Neofitu'un İsrail resmi ziyareti sona erdi. Neofitu İsrail'de bir dizi resmi görüşme gerçekleştirdi ve Doğu Akdeniz'de enerji perspektifi, Kıbrıs sorunu ve bölgesel sorunlar gibi konuları ele aldı. Neofitu İsrail eski Cumhurbaşkanı Simon Peres ile de görüştü. Perez, Neofitu'nun Kıbrıs'ı ziyaret etme davetini de kabul etti ve etkinliğini ve bağlantılarını kullanarak iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirlmesine katkı sağlamaya çalışacak. Perez bölgede barış vizyonu ile ilgili akademik çevrelere ve diğer çevrelere konuşmalar yapacak. Neofitu'ya göre bu ziyaret Nisan sonu Mayıs başında gerçekleştirilecek. Bu arada Şimon Perez yaptığı açıklamada Türkiye'ye de atıfta bulundu ve bu ülkenin komşularla sıfır politikasının sonuçta komşularla sıfır dost politikasına dönüştüğünü söyledi. Şimon Peres, Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak, çözümün hem Kıbrıs'a hem de daha geniş bölgeye yardımcı olacağını kaydederek, ancak Türkiye'nin Kıbrıs'ı hegemonyası altına alan siyasetlerden kurtulduğu yolunda gerçek irade ortaya koymaması durumunda Kıbrıs sorununun çözümüne ulaşılamayacağını belirtti.


HARAVGİ gazetesinin bugünkü ana haberi vergi kaçıranların suçlu sandalyesine oturması talepleri. Gazeteye göre siyasi partiler Hükümet'i Lagard Listesinin araştırılması konusunda ilgisiz ve lakayt davranmakla suçladılar. Vergi kaçırma ve kara para aklama olayına dahil olan herkesin araştırılmasını talep ettiler. AKEL vergi kaçırmanın cezai bir suç olduğunu belirtip bunların araştırılmasına polisin de dahil olmasını istedi.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-AKEL Genel Sekreteri Andros Kipriyanu dün partisinin Limasol İlçe Seçim kongresinde konuşurken Kıbrısrum tarafının ve Ulusal Konsey'in yıllardan beridir ortaya koyduğu temel ilkelere yanıt vermeyen bir çözümü kabul etmeyeceğini söyledi. Parti heyetinin Türkiye'deki temasları öncesi gerekli koordinasyon için Cuma günü sabahleyin Cumhurbaşkanı Anastasiadis ile görüşeceğini de belirten Kipriyanu Türkiye'den AKEL'e yapılan davetin partinin Kıbrıs sorununun çözüm sürecine katkılarının tanınması anlamına geldiğini belirtti.

-PEO Genel Sekreteri Pambis Kiritsis İşverenler Federasyonu ile Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası'nın özlü alanlarda grevi cezai bir suç haline getirilmesi taleplerine yanıt verirken işveren örgütlerine mesaj verdi ve polisi ve mahkemeleri harekete geçirerek çalışanların tepkilerini kıracaklarını zannedenlerin gülünç duruma düşeceklerine vurgu yaptı. Kiritsis Hükümeti, kâr getiren yarı resmi kamu kuruluşlarını ucuza elde çıkarmaya çalışmakla suçladı ve çalışanların özelleştirmeye karşı verdikleri mücadelenin Kıbrıs'ın özelleştirmeler sonrası diğer ülkelerin içine düştükleri elektrik ve iletişim fiyatlarının aşırı bir biçimde arttığı pozisyonuna düşmemesi için sosyal adalet mücadelesi olduğuna vurgu yaptı. Kiritsis işveren örgütlerinin grevi cezai bir suç konumuna getirme uğraşılarına atıfta bulunurken de özlü alanlarda grev konusunun 2004 yılında düzenlendiğini söyledi. İşveren örgütlerine ülke ekonomisinin büyümesine gerçekten katkı sağlama arzusunda olmaları durumunda yarı resmi kamu kuruluşlarının çağdaşlaşması sürecinde çalışanlarla işbirliğine girmeleri çağrısında bulundu. Yarı resmi kamu kuruluşlarının çağdaşlaştırılması konusunu gündeme ilk kez çalışanların getirdiğini de hatırlattı.

ALİTİA gazetesinin bugünkü ana haberi " Müzakerelerde çarkların dönüşü hızlanıyor" başlığı altında Kıbrıs sorunu. Gazeteye göre Kıbrıs sorunun çözümü müzakerelerinde adım adım ileri gidildiği görünümü var. İyi haber alan kaynaklara göre bugün Anastasiadis ve Akıncı arasında gerçekleştirilecek görüşmede iki lider bugüne kadar tartışılmayan ya da çok az tartışılan konulara da değinecekler. Bu konular arasında toprak konusu da var. Davos öncesi dinamzim artıyor. Akıncı da dün Genel Sekreterin davet etmesi durumunda Davos'ta kendisiyle görüşmeye hazır olduğu mesajı verdi. Davos'ta Yunanistan ve Türkiye Başbakanlarının katılımı ile askıda olan konuları görüşmek için bir kahve içilmesinin yararına da değindi.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları
-Maliye Bakanı Haris Yeorgiyadis " Financal Times" gazetesine verdiği röportajda Kıbrıs'ın yeniden birleşmesini öngörecek herhangi bir anlaşmanın kamu ekonomisinde disiplin olgusunu da dikkate alması gerektiğini söyledi. Kıbrıs'ın anayasal güvence altına alınmış dengeli bir bütçeye sahip olması gerektiğine vurgu yaptı. Bunun hem merkezi devlet hem de iki varlık için geçerli olması gerektiği görüşünü savundu.

POLİTİS gazetesinin bugünkü ana haberi Kıbrıs'ta hava alanlarının güvenliği konusuyla ilgili tartışmalar. Gazeteye göre Kıbrıs'ta iki hava alanında yolcuların güvenliği konusunun derinliğine araştırılması ile tuhaf yanlar ortaya çıkmaya başladı. 2001 yılında hava alanlarıyla ilgili olarak açılan ihalede yolcu güvenliğinin sağlanmasında bedelin özel yatırımcı tarafından üstlenilmesi özlü koşuldu. Nitekim Hermes de 2002 yılında yaptığı teklifte güvenlik konusunda yolcu başı 2 Euroluk bir bedel koydu. O dönem Tasos Papadopulos Hükümeti güvenliği yatırımcıya devretmeme kararı aldı ve 2004 Aralık ayında Hermes ile müzakerelerde sonuçta 1,17 Euro yolcu başına uzlaşmaya varıldı. Sayıştay 2006, 2007 ve 2008 yıllık raporlarında 1,17 Euroyu yüksek bir a olarak niteledi. Bugünkü Hükümet'in yola koyduğu anlaşma sonuçta dün yetkili bakanların açıkladıkları gibi yükü yolculara yüklemeyecek ancak kamu fonlarına milyonlarca Euro ek yük getirecek. Oysa Hermes bu yükü ta baştan biliyordu ve teklifine bunu da katmıştı.

Son Güncelleme: 05 Şubat 2021 - 13:16

Son Haberler

24 Haziran
Basın Özetleri 24.06.2021
14:28
Temas Takip ekibi başkanı: Önümüzdeki günlerde vaka sayısının ikiye katlanmasını bekliyoruz
13:35
Kıbrıs'a girişlerde AB dijital sertifikası kullanılabilecek
13:34
Kıbrıs'da Hint koronavirüs mutasyonu artan bir eğilim gösteriyor
13:33
Jean-Pierre Lacroix, dört günlük bir ziyaret için bugün Kıbrıs'a geliyor.
13:31
Yunanistan'da şırı kalabalık olmayan dış mekanlarda koruyucu maske kullanma zorunluluğu kaldırıldı
10:11
Anastasiadis'in eksikliğinde Bakanlar Kurulu toplantısına Meclis Başkanı Annita Dimitriou başkanlık edecek
10:10
Avrupa Konseyi'nin niyeti Doğu Akdeniz'deki gerilimi azaltılmasını memnuniyetle karşılamak
10:09
Cumhurbaşkanı Anastasiadis Brüksel'de
10:08
Dün 167 yeni vaka kaydedildi
10:07
23 Haziran
Türk sahil güvenlik gemisi Kıbrıslı balıkçı teknesini taciz etti!
14:21
Sağlık Bakanlığı dün kaydedilen vakalar konusunda endişeli
14:19
Tüm haberler

Video on Demand